Ekran bağımlılığı birçok sağlık sorununa zemin hazırlıyor
Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, akıllı telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının uyku düzenini bozarak obeziteden kalp hastalıklarına, dikkat eksikliğinden depresyona kadar birçok sağlık sorununa zemin hazırladığını belirterek, uyumadan en az bir saat önce ekranların bırakılması gerektiğini söyledi.
Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, geç saatlere kadar telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının biyolojik saati olumsuz etkilediğini belirterek, ekranlardan yayılan mavi ışığın melatonin hormonunun salgılanmasını baskıladığını ifade etti.
Kaliteli uykunun sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Sılay, özellikle çocuklarda ekran kullanımının sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini söyledi.
"Modern yaşamın en büyük sağlık sorunlarından biri uyku düzensizliğidir"
Sılay, "Geç uyuma, telefon ve ekran kullanımı üzerinde o kadar soru geliyor ki uyku düzeni neden bozuluyor? Özellikle modern yaşamın en büyük sağlık sorunlarından biri uyku düzensizliğidir. Son yıllarda akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve sosyal medya platformları insanların uyku alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştirmiştir. Geçmişte insanlar gün ışığına göre yaşarken bugün gecenin ilerleyen saatlerine kadar ekran başında vakit geçirilmektedir. Sosyal medya kullanımı, dijital platformlarda film ve dizi izleme alışkanlığı, çevrimiçi oyunlar ve yoğun iş temposu uyku saatlerinin gecikmesine neden olmaktadır. Ayrıca stres, kaygı bozuklukları, ekonomik sorunlar ve yoğun çalışma hayatı da uyku kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Bir aile hekimi olarak özellikle gençlerde ve çocuklarda uyku saatlerinin giderek daha geçe kaydığını görüyoruz. Bu durum yalnızca yorgunluk değil, birçok sağlık sorununun da temelini oluşturabilmektedir. Uyku, vücudun kendini yenilediği ve beynin gün içerisinde öğrendiği bilgileri işlediği önemli bir süreçtir. Düzenli ve kaliteli uyku eksikliği uzun vadede ciddi sağlık sonuçlarına yol açabilir." dedi.
"Ekranlardan yayılan mavi ışık melatonin salgısını baskılıyor"
"Ekran ışığının olumsuz etkilerine ilişkin olarak Sılay, "Telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından yayılan mavi ışık, beynin biyolojik saatini doğrudan etkileyebilmektedir. Normal şartlarda hava karardığında beynimiz melatonin adı verilen uyku hormonunu salgılamaya başlar. Melatonin uykuya dalmamızı kolaylaştırır ve uyku kalitesini artırır. Ancak ekranlardan yayılan mavi ışık melatonin salgısını baskılayarak beynin gündüz olduğunu zan ettiriyor. Bu nedenle kişi yatağa girse bile uykuya dalmakta zorlanabilir. Uzun süreli ekran kullanımı yalnızca uyku sorunlarına yol açmaz. Göz kuruluğu, göz yorgunluğu, baş ağrıları, dikkat dağınıklığı ve boyun ağrıları da sık görülen problemlerdendir. Özellikle çocukların gelişim döneminde uzun süre ekran başında kalmaları sosyal gelişimlerini ve fiziksel aktivitelerini de olumsuz etkileyebilmektedir." açıklamasını yaptı.
"Kalitesiz uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissetmek anlamına gelmez"
Verimsiz uykunun yol açtığı olumsuzluklar hakkında Sılay, "Kalitesiz uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissetmek anlamına gelmez. Araştırmalar düzenli olarak yetersiz uyuyan bireylerde obezite, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve depresyon riskinin arttığını göstermektedir. Uyku sırasında bağışıklık sistemi güçlenir, hormonlar dengelenir ve hücre onarımı gerçekleşir. Bu nedenle yetersiz uyku bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara yatkınlığın artmasına neden olabilir. Çocuklarda ve gençlerde ise öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, hafıza problemleri ve akademik başarıda düşüş görülebilir. Yetişkinlerde ise iş performansı azalabilir, trafik kazası riski artabilir ve günlük yaşam kalitesi belirgin şekilde düşebilir. Kısacası kaliteli uyku, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biridir." şeklinde belirtti.
"Çocukların uyku düzeni yetişkinlere göre çok daha hassastır"

Sılay, "Çocukların uyku düzeni yetişkinlere göre çok daha hassastır. Bu nedenle ailelerin ekran kullanımı konusunda net kurallar belirlemesi gerekir. Öncelikle çocukların yatak odasında televizyon, tablet veya telefon bulunmamalıdır. Uyku saatinden en az bir saat önce tüm ekranların kapatılması önerilmektedir. Bunun yerine kitap okuma, aile sohbetleri veya sakin aktiviteler ve namaz kılmak bunlar olabilir. Ailelerin burada örnek olması çok önemlidir. Çocuklara ekran kullanımını sınırlandırmalarını söyleyen ebeveynlerin kendilerinin de benzer davranışlar göstermesi gerekir. Ayrıca çocukların gün içerisinde fiziksel aktivite yapmaları ve açık havada zaman geçirmeleri sağlıklı uyku alışkanlıklarını desteklemektedir." ifadelerine yer verdi.
"Uyku bir lüks değil, insan sağlığının temel ihtiyaçlarından biridir"
Son olarak sağlıklı uyku alışkanlığının nasıl kazanılacağıyla ilgili de Sılay, "Sağlıklı uyku alışkanlığı kazanmak için öncelikle düzenli bir uyku programı oluşturulmalıdır. Hafta sonları dahil olmak üzere her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı olur. Yatak odası sessiz, karanlık ve serin olmalıdır. Uyku öncesinde ağır yemeklerden, saat 18.00-19.00 gibi yeme işlemleri bitecek. Aşırı kafein tüketiminden uzak duracağız.
Telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazların uyumadan en az bir saat önce bırakılması önerilmektedir. Gün içerisinde düzenli egzersiz yapmak, güneş ışığından yararlanmak ve stres yönetimi tekniklerini uygulamak da uyku kalitesini artırabilir. Unutulmamalıdır ki uyku bir lüks değil, insan sağlığının temel ihtiyaçlarından biridir. Nasıl sağlıklı beslenmeye ve egzersize önem veriyorsak kaliteli uykuya da aynı önemi vermeliyiz." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Makine Yüksek Mühendisi Hakkı Keskin, artan elektrik ve yakıt maliyetlerinin vatandaşları güneş enerjisi sistemlerine yönelttiğini belirterek, özellikle tarımsal sulama alanında güneş panellerine olan talebin son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyledi.
Kira fiyatlarında yaşanan artış ve konut piyasasındaki son durum hakkında konuşan İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizameddin Aşa, asıl sorunun arz-talep meselesi değil finansmana ulaşmada yaşanan sıkıntı olduğunu söyledi.
Siirt İl Müftüsü Şakir Pinal, yaz Kur'an kurslarına ilginin geçen yıllara göre arttığını belirterek resmi kayıtların 12 bini geçtiğini, kayıt dışı öğrencilerle birlikte kurslardan faydalanan çocuk sayısının ise 17-18 bine ulaştığını söyledi.
Yaz aylarında artan sıcaklıkların araçlar üzerindeki etkisine dikkat çeken Motor Mekanik Ustası Hüseyin Şani, özellikle uzun yol öncesinde yapılacak kontrollerin hem güvenli sürüş hem de yüksek maliyetli arızaların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.