Fırınlarda usta-çırak geleneği tehlikede: Yeni eleman yetiştiremiyoruz
Batman'da yaklaşık 40 yıldır fırıncılık yapan ustalar, çalışma şartlarının zorluğuna ve uzun mesai saatlerine dikkat çekerek gençlerin meslek öğrenmeye yönelmemesinin sektörde eleman sıkıntısını artırdığını belirtti.
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan fırıncılar, uzun yıllardır sürdürdükleri mesleğin zorluğuna rağmen ekmek üretiminin önemli bir hizmet olduğunu ifade ederek, özellikle son yıllarda çırak ve eleman bulmakta ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.
Fırıncılar, bazı gençlerin çalışma hayatına erken yaşta katılmak yerine daha kolay işlere yöneldiğini ve ailelerin sağladığı maddi imkânların da bu tercihte etkili olabildiğini belirterek, bu durumun meslekte çırak yetişmesini zorlaştırdığını ifade etti.

Abdülkerim Unutur
"Bu meslek gittikçe zorlaşıyor"
Ekmek pişirme ustası Abdülkerim Unutur, fırıncılık mesleğine 18-19 yaşlarında başladığını ve yaklaşık 40 yıldır bu işi yaptığını söyledi.
Unutur, fırıncılığın zor ve kutsal bir meslek olduğunu belirterek, "Fırın mesleğine 18-19 yaşlarında başladım. Yaklaşık 40 yıldır bu mesleği yapıyorum. Çok zor ve kutsal bir meslektir. Kolayı hiç yoktur. Biz sabah saat 04'te geliyoruz ve 18.00-19.00'a kadar fırındayız. Sosyal bir hayatımız yok. Bu mesleğe başladığım zamanlar daha kolaydı, daha zevkli ve neşeliydi. Şimdi ise gittikçe zorlaşıyor. Eleman bulamıyoruz, yeni elemanlar yetiştiremiyoruz. 60 yaşına geldim. Bu iş artık bana ağır geliyor, yapamıyorum. Yeni nesil, gençler gelip bu işte çalışsa ve yetişse daha iyi olur. Çünkü bu meslek gittikçe yok olacak." dedi.
"İnsanlar akşama kadar sıcak ekmek istiyor"
Mesleğe başladığı yıllarda çalışma saatlerinin daha kısa olduğunu ifade eden Unutur, "Başladığım zamanlarda meslek daha zevkliydi, daha güzeldi. Ayrıca akşama kadar çalışmıyorduk, saat 13.00-14.00'a kadar çalışıyorduk. Şimdi insanlar akşama kadar sıcak ekmek istiyor. Bu nedenle akşama kadar çalışıyoruz. İnsanlara hizmet etmekten tabii ki keyif alıyoruz, güzeldir ama zordur. Kolay bir iş değildir. Gençler gelip çalışmaya başlıyor ancak bir hafta çalıştıktan sonra gidiyorlar. Ya başka bir yerde fırın açıyorlar ya da işi tamamen bırakıyorlar. Yeni eleman yetiştiremiyoruz, bu konuda çok zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Çırak bulmakta çok zorlanıyoruz"
Gençlerin kolay işleri tercih ettiğini ve bunun fırıncılık sektöründe çırak sıkıntısına neden olduğunu dile getiren Unutur, ailelerin çocuklarına maddi destek sağlamasının da gençlerin çalışma hayatına katılımını etkilediğini savundu.
Unutur, "Gençler kolay işi tercih ediyor. Kolaylığa alışmışlar. Bunun biraz da ailelerden kaynaklandığını düşünüyorum. Herkes evladını sever, doğrudur ancak çocuklarına para veriyorlar. Onlar da çalışmıyor. Bu nedenle çırak bulamıyoruz. Çırak bulmakta çok zorlanıyoruz. Bizim de artık kimi yetiştireceğimiz konusunda sıkıntımız var. Birini yetiştirmek de kolay değil. Elbette herkes okula gidiyor, bu doğrudur. Ancak çalışabilecek durumda olan gençler de var. Çalışabilirler fakat çalışmıyorlar. Bu iş zordur." diye konuştu.
"Gençler boş boş dolaşmasın"
Fırıncılık mesleğinin devamlılığı için çözüm bulunması gerektiğini belirten Unutur, "Fırıncılık mesleğinin devam etmesi ve çırak bulmanın kolaylaşması için bir çözüm bulunması iyi olur. Ancak bunun nasıl olacağını ben de bilmiyorum. Gençlere çağrım, boş boş dolaşmasınlar. Gerek fırınlarda gerekse başka iş yerlerinde çalışsınlar. Boş kalmak zarardır. Dışarıda, parklarda, kahvelerde ve kafelerde akşama kadar oturan çok sayıda genç var. Bir yerde çalışsalar hem meslek sahibi olurlar hem de para kazanırlar. Ailelerine de katkı sağlarlar. Daha iyi olur. Zor da olsa yapılacak bir meslektir. Bu meslek bitmez. Her zaman ekmek lazımdır, herkese lazımdır." dedi.

Ramazan Canpolat
"Böyle devam ederse ustalar artık olmayacak"
Fırın işletmecisi Ramazan Canpolat ise 1996 yılından beri fırıncılık yaptığını ve mesleğe 10-11 yaşlarında başladığını söyledi.
Canpolat, mesleğini severek yaptığını belirterek, gençlerin fırınlarda çalışmak istemediğini ifade etti.
Canpolat, "1996 yılından beri bu işi yapıyorum. Daha çocuk yaşta, 10-11 yaşlarında bu işe başladım. Şimdi hâlâ çalışıyorum. Çok şükür, mesleğimi seviyorum ve severek yapıyorum. Şimdi gençlere bakıyorsun, işe geliyorlar, iş teklif ediyoruz ama gidip çalışmıyorlar. İşi beğenmiyorlar. Bu zor bir iş. Böyle devam ederse biz ustalar artık olmayacağız. İlerleyen zamanlarda fırınlarda belki usta bile bulunmayacak. Gençler çalışmıyor. Herkes hazır para istiyor. Dışarıda, parklarda oturuyorlar. Çırak bulamıyoruz. Gelenler de kısa süre çalıştıktan sonra çeşitli bahaneler bulup işi bırakıyorlar. 'Sabah kalkamıyorum, işe gelemiyorum.' diyorlar. İş zor, fırın sıcaktır. Bir sürü bahane buluyorlar." ifadelerini kullandı.

"Gençlerin meslek sahibi olması gerekiyor"
Gençlerin çalışma hayatına katılması gerektiğini belirten Canpolat, "Daha sonra parklarda, sağda solda dolaşıp sigara içiyorlar ve boş boş şeylerle vakit geçiriyorlar. Bu gençleri anlamıyorum. Bizim zamanımız farklıydı, şimdiki zaman farklı. Ben çalışırken doğru düzgün yerimde durmuyordum. Ancak şimdi gençler hazır olana alışmışlar. Anne ve babalarının parasına alışmışlar. Böyle olmaz. Bizim büyüklerimizin, yöneticilerimizin bu konuya bir el atması gerekiyor. En azından gençlerin sahaya çıkıp çalışması, bir iş öğrenmesi ve meslek sahibi olması için bir çalışma yapılması gerekiyor." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, yapısal dönüşümün de şart olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Peki, gerçeklerle ne kadar yüzleşiliyor ve gereği hangi oranda yerine getiriliyor?
1959-1960 yıllarından bu yana saatçilik mesleğine başlayarak zamana ayar verdiğini, 67 yıldır sürdürdüğü mesleğinde zaman içerisinde değişen ihtiyaçlara göre mutfak ve ev aletlerinin mekanik tamirini de yapmaya başlayan Alebey Cömert, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.
Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından 7-12 yaş aralığındaki çocuklara yönelik düzenlenen "Hayat Namazla Güzeldir" programının Diyarbakır finaline katılan çocuklar, etkinlikte yaşadıkları heyecan ve mutluluğu anlattı.