Müftü Vekili Ensari: Yaşlılarımız içimizdeki berekettir
Siirt İl Müftü Vekili İbrahim Ensari, yaşlılara hürmetin yalnızca toplumsal bir nezaket kuralı olmadığını, dinin ve inancın bir gereği olduğunu belirterek, yaşlıların toplum için bir bereket olduğunu söyledi.
İslam dininde yaşlılara, büyüklere ve anne babaya hürmet etmenin büyük önem taşıdığını belirten Ensari, bunun sadece bir toplumsal nezaket kuralı olarak görülemeyeceğini ifade etti.
Yaşlılara, büyüklere ve anne babaya saygının dinin ve inancın bir gereği olduğunu kaydeden Ensari, Hazreti Peygamberin bu konudaki hadislerini hatırlattı.
Ensari, "Çünkü Efendimiz Aleyhisselam bir hadis-i şerifinde, 'Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.' buyuruyor." dedi.
İslam dininin yaşlılara ve anne babaya hürmeti önemli bir sorumluluk olarak ele aldığını belirten Ensari, Hazreti Muhammed Aleyhisselamın her konuda olduğu gibi anne babaya ve yaşlılara hürmet konusunda da ümmetine örnek olduğunu söyledi.
Bir Meclis'te önce büyüklerin hakkının verildiğini, oturulması gerekiyorsa büyüklerin başköşeye oturtulduğunu ifade eden Ensari, "Beli bükülmüş yaşlılarınız olmasaydı belalar üzerinize sel gibi akardı." hadisini hatırlattı.
"Anne babaya 'öf' bile demeyin"
Kur'an-ı Kerim'de anne babaya karşı gösterilmesi gereken hassasiyete de dikkat çeken Ensari, onlara "öf" bile denilmemesinin emredildiğini söyledi.
"Bırakın anne babaya hakaret etmeyi, bırakın onları farklı bir şekilde üzmeyi, onları yalnız bırakmayı; onları incitecek en basit söz 'öf' ise, 'öf' bile demeyin." diyen Ensari, anne babaya tatlı söz söylenmesi ve güzel şekilde muamele edilmesinin emredildiğini ifade etti.
Lokman Suresi'nde de anne babaya karşı güzel muameleye dikkat çekildiğini belirten Ensari, annenin çocuğunu karnında gün geçtikçe zayıflayarak taşıdığına ve sütten kesilmesinin iki yıl sürdüğüne dikkat çekildiğini söyledi.
Anne babanın Allah'a ortak koşmayı istemesi durumunda bu konuda kendilerine itaat edilmemesi, ancak dünya hayatında onlarla güzel geçinilmesi gerektiğinin bildirildiğini aktaran Ensari, "Yani anne babamız yanlış bir şey istese bile onları rencide edecek, incitecek bir şey söylemememiz gerekiyor." dedi.
"Yaşlılarımız hem kültürümüz hem mirasımızdır"
Yaşlıların toplum için önemli bir değer olduğunu belirten Ensari, onların aynı zamanda kültürün ve mirasın taşıyıcıları olduğunu söyledi.
"Yaşlılarımız hem kültürümüz hem mirasımızdır. Aynı zamanda içimizdeki berekettir." diyen Ensari, yaşlıların aramızda bulunmasının, gençlerle ve çocuklarla birlikte yaşamalarının örneklik açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Günümüzde hayatın getirdiği dünyevileşme, hız ve bireyselleşmenin yaşlılarla gençler arasındaki bağı zayıflattığını belirten Ensari, yaşlıların huzur evlerine gönderildiğine dikkat çekti.
Günümüzdeki hızlı hayatın, yaşlıların verdiği ve gösterdiği sabırdan istifade edilmesini engellediğini belirten Ensari, yaşlılara gösterilecek nezaket dilinin de gün geçtikçe zayıfladığını söyledi.
"Onun yerini farklı, uygun olmayan bir dil alıyor." diyen Ensari, yaşlılara karşı daha hassas ve saygılı bir dil kullanılması gerektiğini ifade etti.
"Gençliğinde yaşlıya hürmet eden, yaşlandığında karşılığını görür"
Hazreti Peygamberin gençliğinde bir yaşlıya hürmet eden ve onun hizmetinde bulunanlara yönelik müjdesini de hatırlatan Ensari, gençlerin yaşlılara nasıl davranmaları gerektiğine dikkat çekti.
"Kim gençliğinde bir yaşlıya hürmet eder, onun hizmetinde bulunur, ihtiyaçlarını giderirse, kendisi yaşlandığında Allah-u Teala ona da bu hizmetleri yapacak birilerini müyesser eder." hadisini aktaran Ensari, gençlerin ileride kendilerine de hürmet edilmesini ve ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyorlarsa bugün yanlarında bulunan büyüklerine hürmet ve saygı göstermeleri gerektiğini söyledi.
Yaşlılara hürmet etmenin inancın bir gereği olduğunu belirten Ensari, bunun aynı zamanda bir bereket olduğunu ve cennete girmeye vesile olabileceğini ifade etti.
Ensari, "İnancımızın bir gereği olarak yaşlılara hürmet etmemiz gerektiğini, bunun bizim için bir bereket olacağını ve cennete girmemize vesile olacağını unutmadan, bunu bir ibadet bilinciyle yapmamız gerekiyor." dedi.
"Anne babası yanında bulunup da cenneti kazanamayanın burnu yere sürünsün"
İnsanın elindeki imkanları kullanarak ahiretini kazanması gerektiğini belirten Ensari, yaşlıların da insanların ahiretlerini kazanmalarına vesile olabilecek büyükler olduğunu söyledi.
Hazreti Muhammed Aleyhisselamın bir hadisinde üç defa "Burnu yere sürünsün." buyurduğunu hatırlatan Ensari, sahabelerin "Ya Resulallah, kim?" diye sormaları üzerine, "Anne babası yanında bulunduğu halde cenneti kazanamayanın burnu yere sürünsün." buyurduğunu aktardı.
Yaşlıların, özellikle anne babaların bir yük olarak değil, nimet ve bereket olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Ensari, yaşlılara gereken hürmet ve saygının gösterilmesi, ihtiyaçlarıyla ilgilenilmesi ve yalnız bırakılmamaları gerektiğini söyledi.
Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle yaşlılara hürmet edilmesi gerektiğini belirten Ensari, yaşlıların aile ve toplum hayatındaki yerinin korunmasının önemine dikkat çekti. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Amerika'nın Irak'ta 2003 yılında başlattığı işgal ve soykırımın ardından askeri varlığını tamamen çektiğine dair açıklamalarını yorumlayan Gazeteci Yazar Hasan Sabaz, üslerin boşaltılmasının işgalin sona erdiği anlamına gelmediğini, Irak'ın ekonomik ve siyasi olarak işgal altında tutulduğunu, geri çekilen teçhizatlarına farklı ülkelerde konuşlandırılarak daha büyük savaşlar için kullanılabileceğine dikkati çekti.
İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejimlerinde ve mevsimlerde yaşanan değişimler, tarımsal üretimde ekim ve hasat dönemlerinin kaymasına, verim ve ürün kalitesinin etkilenmesine neden oluyor.
İzmir'in Konak ilçesinde bulunan Basmane Camii ve Basmane Garı ışıklarında yaklaşık 2 yıldır elindeki yazılarla vatandaşlara hatırlatmalarda bulunan emekli imam Yusuf Demirci, yaptığı çalışmanın "emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker" kapsamında farz olduğunu belirterek, "İslam'da 'banane' diye bir şey yoktur." dedi.