Eğitimci-yazar Sarıtaç: Aileler kitap okuma saatleri yapmalı
Çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmasında ailelerin rolüne dikkat çeken eğitimci-yazar Asuman Sarıtaç, "Buradaki en büyük rol model, her konuda olduğu gibi ailedir, ebeveynlerdir." dedi.
Malatya'da bu yıl 12'ncisi düzenlenen Kitap Fuarı'na katılan eğitimci-yazar Asuman Sarıtaç, İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmasında ailenin önemine değinen Sarıtaç, dijital mecraların olumsuz etkilerine ve çocukların zararlı alışkanlıklardan korunmasında eğitimin rolüne dikkat çekti.
Kitap Fuarı'nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarıtaç, "12. Malatya Kitap Fuarı'nda bulunmaktan bir eğitimci ve yazar olarak çok mutluluk duyuyorum. Kitapların arasında bu mutluluğu yaşamak, kitapların o kokusunu içimize çekmek gerçekten beni mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.
"Kitap okuma alışkanlığı ailede kazanılır"
Okuma noktasında ilkokuldan itibaren çocukların kitaplarla haşir neşir olması için anne babaların dikkatli olmaları gerektiğini belirten Sarıtaç, "Çünkü çocuk rol model olarak anne babayı alıyor. Eğer ailede kitap okuma alışkanlığı varsa, anne baba kitaba gereken değeri ve özeni gösteriyorsa çocuk da kitapları seven bir dünyaya gözlerini açıyor. Buradaki en büyük rol model, her konuda olduğu gibi ailedir, ebeveynlerdir." şeklinde konuştu.
"Kitap okuma alışkanlığı kazanmış çocuklar fizik ve matematiği de gayet rahat yapıyor"

Sarıtaç, "Biz sınavlar ülkesiyiz. Sınavlara hazırlanırken kitap okuma alışkanlığı kazanmış çocuklar fizik ve matematiği de gayet rahat yapıyor. Okuduğunu anlama noktasında sıkıntı yaşamayan çocuk sınavlarda da başarılı oluyor. O yüzden kitap okuma alışkanlığını çok önemsiyorum. Bu alışkanlığın çocuklara küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerekiyor." dedi.
"Çocuklarımızı bilgisayar ve telefon başında bırakmak yerine ailece kitap okuma saatleri yapalım"
Dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Sarıtaç, "Bir kitabı elimize aldığımızda sayfalarını çevirip o dünyanın içerisine girmek, kitap kokusunu içimize çekmek bambaşka bir şey. Dijital mecradan kitap okumak bunun yerini tutmuyor. Şu anda dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi sıkıntılar, en çok telefonla vakit geçiren ve televizyon karşısında edilgen bir şekilde zaman geçiren çocuklarımızda görülüyor. Benim ailelere tavsiyem, çocuklarımızı bilgisayar ve telefon başında bırakmak yerine hep beraber ailece okuma saatleri yapmalarıdır. Beraber kitaplarla vakit geçirmenin güzelliğini çocuklarımıza aktaralım." ifadelerini kullandı.
"Çocuklarımızı karanlık yapıların etkisine bırakmayalım"

Çocukların sanata, spora ve edebiyata yönlendirilmesinin önemine işaret eden Sarıtaç, "Artık çok farklı bir zamanda yaşıyoruz. Çocuklarımızı önemsemez, onları sanata, spora, edebiyata yöneltmezsek bizim dolduramadığımız boşluğu uyuşturucu ya da çok daha farklı alışkanlıklar dolduracaktır. Ailelerin yerine karanlık mecralar çocukların zihnini dolduracaktır. Buna izin vermeyelim. Çocuklar bizim geleceğimiz. Geleceğimizi kurtarmak istiyorsak çocuklarımızla ilgilenmek zorundayız. Çocuklarımızı dünyaya getirmekle sorumluluğumuz bitmiyor. Onlara en iyi şekilde anne baba olmak zorundayız. Bugün bir çocuğa sahip çıkmazsak toplum ileride bunun acısını çok daha fazla yaşayacaktır." diye konuştu.
"Uyuşturucu kullanma yaşı 9'a düştü"
Çocukların zararlı alışkanlıklardan korunması için ailelerin sorumluluklarını yerine getirmesi ve eğitime gereken önemin verilmesi gerektiğini vurgulayan Sarıtaç, "Çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Eğer biz sahip çıkmazsak onların boşluğunu dolduracak çok derin ve karanlık yapılar var. Bugün uyuşturucu kullanma yaşının 9'a düşmüş olması korkunç bir rakam. Bunların önüne geçmek istiyorsak eğitime gereken değeri vermek ve çocuklarımızı yetiştirirken üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız." şeklinde konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Bilgiye erişimi kolaylaştıran dijital dünyanın kontrolsüz kullanımı, çocuk ve gençlerde ekran bağımlılığını artırırken sosyal ilişkileri, aile bağlarını ve düşünerek üretme becerisini de olumsuz etkiliyor. Peki, çocukları dijital dünyanın zararlarından korumak için neler yapılması gerekiyor?
Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Kudüs ve Filistin davasından İslam dünyasının bilimsel gerilemesine, yapay zekâdan akademik çalışmalara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Mekke İttifakı'nın bir savaş başlatma değil, üye ülkelerin güvenliğini korumaya yönelik bir savunma mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğru Medya Ankara Temsilcisi Mehmet Sait Özcan, ittifakın güçlenmesi halinde İslam coğrafyasında yeni bir güvenlik dengesi oluşturabileceğini kaydetti.