Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "Gençlerimizin dinî bilgi ihtiyaçlarını doğru bir yöntemle karşılamakla birlikte onların manevî, ahlaki ve psikososyal gelişimlerine de azami derecede katkı sunabilmektir. İstiyoruz ki gençlerimiz, öncelikle büyük bir milletin ve medeniyetin mensubu olduklarının farkına varsın ve kendileri için bu minvalde bir hayat ve gelecek inşa edebilsin.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Gençlik ve Spor Bakanlığı Riva Kamp Eğitim Merkezi'nde düzenlenen "GSB Gençlik Merkezlerinde Manevi Danışmanlık Yapanlara Yönelik Eğitim" programına katıldı.
Burada bir konuşma yapan Arpaguş, Allah'u Tealanın insanı en güzel biçimde yarattığını ve insana birtakım ayırıcı özellikler bahşederek belli bir amaç için dünyaya gönderdiğini belirtti.
Hayat yolculuğunda insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliğin hem maddi hem de manevi yönünün bulunması olduğunu söyleyen Arpaguş, insanın hem fizik alemle hem de metafizik alemle irtibatı bulunan müstesna bir varlık olduğunu ifade etti.
"Hiç kimse, inancı dışlayarak tam anlamıyla huzurlu bir hayatı elde edemez"
İnsanın biyolojik ihtiyaçları gibi psikolojik ihtiyaçlarının da olduğunu vurgulayan Arpaguş, "Beşeri gereksinimleri kadar manevi ihtiyaçları da bulunmaktadır. Fıtri bir eğilim olan inanma duygusu, söz konusu manevi ihtiyacın bir yansımasıdır. Zira insan, yaşadığı hayatı, ölümü ve tüm varlık alemini inancı sayesinde anlamlandırabilmektedir. Dolayısıyla hiç kimse, inancı dışlayarak veya maneviyatı yok sayarak tam anlamıyla huzurlu bir hayatı elde edemez." diye konuştu.
"Kalp ne kadar iyi ve güzel olursa yapılan işler de o kadar iyi ve güzel olur"
İnancın karar ve istikrar merkezi ise kalp olduğunu belirten Arpaguş, "Kalp, bir maneviyat karargahıdır. Aynı zamanda kişinin maddi yönü üzerinde de kalbin belirleyici bir rolü vardır. Kalp, insanın hayat kalitesini tayin eden, onun insani ve ahlaki açıdan keyfiyetini şekillendiren en temel unsurdur. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (Sallalahu Aleyhi Vesellem), 'Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi, doğru ve düzgün olursa bütün vücut iyi, doğru ve düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.' buyurmaktadır. İnancın ve hayata yön veren duyguların merkezi olan kalp ne kadar sağlam olursa insan o kadar güçlü ve güvende olacaktır. Kalp ne kadar iyi ve güzel olursa yapılan işler de o kadar iyi ve güzel neticeleri doğuracaktır." şeklinde konuştu.
"Maneviyatı güçlü olan istikametini muhafaza edebilecektir"
İnsanın hayat serüveninde karşılaştığı zorluklarla mücadeledeki başarısı, kalbinin sıhhat ve safiyetini korumasına bağlı olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, "Kalbi selim olan ve dolayısıyla maneviyatı güçlü olan, elbette her zorluğun üstesinden gelebilecek ve istikametini muhafaza edebilecektir. Bu sebeple insanı maddi ve manevi boyutuyla bir bütün olarak ele alan İslam, ona kalbini olumsuz duygu ve düşüncelerden arındırmanın yollarını göstermiştir. İnsanlığa akıl, kalp ve ruh bütünlüğü içerisinde kapsamlı bir hayat tasavvuru sunmuştur." dedi.
İslamın ortaya koyduğu hayat tasavvuruun insanın hem dünya hayatını anlamlandırdığını hem de manevi yönünü sağlıklı bir şekilde inşa ettiğini vurgulayan Arpaguş, vahyin aydınlatıcı ilkeleri ve sünnetin hayat veren rehberliği sayesinde insanın batıl düşüncelerin karanlığından kurtularak sahih bir inanca; nefsin sınırsız arzularının esaretinden sıyrılarak itminan bulmuş bir hayata ulaşma imkanı bulabileceğine dikkati çekti.
"Günümüzde ne yazık ki kalıcı değerlerin yerini geçici arzular almakta"
İçerisinde yaşanılan çağın, insanlık tarihinin en büyük imkanlarını barındırdığı kadar en derin krizlerine de sahne olduğunu hatırlatan Arpaguş, "Maddiyatın ön plana çıkarıldığı, haz, hız, rekabet gibi eğilimlerin yaşam standardı haline getirildiği ve ekonomik kaygıların doruğa ulaştığı modern zamanlarda insan, maneviyat açısından derin bir boşluğa ve anlamsızlığa mahkum edilmektedir. Maddi ve dünyevi olanın yegane ölçüt olarak sunulduğu, ölçüsüz tüketimin hayatın merkezine yerleştirildiği günümüzde ne yazık ki kalıcı değerlerin yerini geçici arzular almakta; böylece insan, batıl inanç ve duyguların, süfli emel ve arzuların, düşüncelerin girdabında kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya gelmektedir." dedi.
"Modern insanın en büyük ihtiyacı, ulaştığı bilgiyi anlamlı bir hayat tasavvuruna dönüştürebilmektir"
Hakikat arayışının çıkar hesaplarına yenik düştüğü böyle bir düzlemde yalnızlık, kimlik bunalımı, değer aşınması ve ahlaki yozlaşma gibi sorunların büsbütün hayatı kuşattığını kaydeden Arpaguş, "Böyle bir vasatta bizlere düşen; insanın aklına, kalbine ve ruhuna hitap eden sahih bir manevi rehberliği hayatla buluşturmak olacaktır. Bu sorumluluk, insanı yargılamadan anlamayı ve fıtratına uygun çözümler sunmayı gerekli kılmaktadır. Zira modern insanın en büyük ihtiyacı, daha fazla bilgiye ulaşmak değil; ulaştığı bilgiyi anlamlı bir hayat tasavvuruna dönüştürebilmektir. Bu noktada çağın dilini vahyin ufkuyla buluşturmak, dinin evrensel ilke ve değerlerini hayatın somut gerçeklikleriyle doğru bir şekilde irtibatlandırmak son derece önemlidir." diye konuştu.
"Gençlerimizin büyük bir medeniyetin mensubu olduklarının farkına varmalarını istiyoruz"
Manevi rehberliğin; problemleri sadece teşhis eden değil, onlara çözüm üreten; bireyin yalnızca zihnine değil, gönlüne de dokunabilen bir yaklaşımı zorunlu kıldığını vurgulayan Arpaguş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Gönüllerin ihmal edildiği yerde bilgi kuru bir malumata, maneviyatın kaybolduğu yerde ise hayat anlamsız bir koşuşturmaya dönüşmektedir. Bu sebeple manevi rehberlik alanındaki tüm çalışmalarımız, insanı yeniden kendisiyle barıştırmaya, fıtratının sesini duymasına yardımcı olmayı, yaratılış gayesini hatırlatmayı ve onu hakikatle buluşturmayı hedeflemelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler, tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığıyla, diğer kurum ve kuruluşlarla bu hedefler doğrultusunda hizmetler üretiyoruz. Aziz milletimize ve özellikle geleceğimizin teminatı olan gençlerimize yönelik rehberlik faaliyetlerimizi ibadet aşkı ve şevkiyle yerine getirmenin çaba ve gayreti içerisindeyiz. Amacımız, modern çağın bireyselleştirici ve yalnızlaştırıcı etkileri karşısında, gençlerin akıl ile kalp, bilgi ile hikmet, madde ile mana arasında anlamlı bir bağ kurmalarını sağlamak ve sorumluluk bilincine sahip bireyler olarak geleceğe hazırlanmalarını temin etmektir. Gençlerimizin dinî bilgi ihtiyaçlarını doğru bir yöntemle karşılamakla birlikte onların manevî, ahlaki ve psikososyal gelişimlerine de azami derecede katkı sunabilmektir. İstiyoruz ki gençlerimiz, öncelikle büyük bir milletin ve medeniyetin mensubu olduklarının farkına varsın ve kendileri için bu minvalde bir hayat ve gelecek inşa edebilsin. İstiyoruz ki gençlerimiz, duygu ve düşüncelerini, hayal ve hedeflerini daima iyiliğe, hayra ve güzelliğe yönlendirebilsinler. İstiyoruz ki gençlerimiz, her türlü kötü alışkanlıktan, yanlış düşünce ve akımlardan uzak duracak bir şuur ve dirayete kavuşabilsin." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Malatya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Avrupa Birliği, UNDP ve Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle kurulan Dijital Gençlik Merkezi'nde gençlere yapay zekadan robotik kodlamaya kadar birçok alanda eğitim verilecek.
İzmir'in Urla ilçesi açıklarında, 18 düzensiz göçmen, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin güvenli ve başarılı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla tüm hazırlıkları kapsamlı şekilde ele aldıklarını belirtti.
Malatya Lokantacılar Odası Başkanı Murat Keskin, Akpınar Çarşısı'nda teslim edilen yeni iş yerlerinde lokantalar için baca sistemlerinin bulunmadığını belirterek, esnafın büyük mağduriyet yaşadığını söyledi.