"Gönüllü göç" planı tutmadı: Siyonist rejim, tehciri bu kez "seyahat özgürlüğü" adıyla pazarlıyor
Siyonist rejim, Gazze halkını tehcir etmeyi amaçlayan "gönüllü göç" planının uluslararası alanda destek bulmaması üzerine bu kez aynı girişimi "seyahat özgürlüğü planı" adıyla yeniden gündeme taşıdı. İşgal basını, isim değişikliğinin üçüncü ülkelerin plana yaklaşımını değiştirmeyi hedeflediğini yazdı.
Siyonist rejim, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin tehcir edilmesini hedefleyen "gönüllü göç" planının başarısızlığa uğramasının ardından, aynı projeyi bu kez "seyahat özgürlüğü planı" adı altında uluslararası kamuoyuna sunmaya hazırlanıyor.
İşgal basınının Kanal 13 televizyonunun haberine göre, siyonist rejim yönetimi güvenlik birimleri ve dış istihbarat servisi Mossad'a, resmi yazışma ve toplantılarda "gönüllü göç" ifadesinin kullanılmaması talimatını verdi.
Haberde, "gönüllü göç" söyleminin uluslararası çevrelerde zorla tehcir girişimi olarak değerlendirilmesi nedeniyle birçok ülkenin Gazze'den Filistinlileri kabul etmeye yanaşmadığı, bunun üzerine planın adının "seyahat özgürlüğü planı" olarak değiştirildiği aktarıldı.
İşgal basınına konuşan kaynaklar, yalnızca terminolojinin değiştirilmesiyle bazı ülkelerin plana yönelik tutumunun yumuşayabileceği yönünde beklenti bulunduğunu öne sürdü.
Kanal 13'e konuşan bir siyonist rejim yetkilisi ise yönetimin, Gazze'den mümkün olan en fazla sayıda Filistinlinin ayrılmasını sağlamayı hedeflediğini açıkça dile getirdi. Haberde ayrıca isim değişikliğinin, uluslararası alandaki tepkileri azaltmak ve üçüncü ülkelerin iş birliğini sağlamak amacıyla atılmış bir adım olduğu belirtildi.
Öte yandan işgal basınının Haaretz gazetesi, siyonist rejim Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Şmuel Ben Ezra'nın geçen hafta güvenlik kurumlarının temsilcileriyle acil bir toplantı yaptığını yazdı.
Habere göre toplantıda Mossad yetkilileri, Gazze halkını kabul etmeye hazır herhangi bir ülke bulunamadığını belirterek "gönüllü göç" planının uygulanmasındaki en büyük engelin bu olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi, 2007'den bu yana siyonist rejimin ablukası altında bulunuyor.
Ekim 2023'te başlayan saldırılarla birlikte abluka daha da ağırlaşırken, on binlerce Filistinli şehit oldu, yüz binlercesi yaralandı ve sivil altyapının büyük bölümü yıkıldı. Buna rağmen Gazze halkı, topraklarını terk etmeyeceğini ve her türlü tehcir planını reddettiğini vurgulamayı sürdürüyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Yerel kaynaklar, işgal altındaki Kudüs'te 99 siyonist Yahudi'nin sabah saatlerinde işgal polisinin yoğun koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlularına baskın düzenlediğini bildirdi.
9 Filistinli işgal rejimi tarafından alıkonuldu, evler tahrip edildi.
Siyonist rejim güvenlik çevrelerine göre HAMAS, Gazze’de askeri ve idari kapasitesini yeniden inşa ediyor ve sahadaki kontrolünü sürdürüyor. Yapılan analizlerde, HAMAS’sız bir Gazze planının "uygulanabilir olmadığı" görüşü öne çıkıyor.