Hürmüz Boğazı'nın açılması: ABD, kendi yapamadığını Çin'den istiyor
ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimde sorumluluğu üzerinden atarak Çin’i İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı baskı kurmaya zorlamaya devam ediyor. Washington’dan yapılan son açıklamalar, ABD’nin bölgedeki krizin çözümünden ziyade kendi stratejik çıkarlarını öncelediği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin’in Tahran üzerindeki etkisini kullanarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için devreye girmesi gerektiğini savundu. Açıklamalar, Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de yapılması planlanan kritik zirve öncesinde geldi.
Beyaz Saray yetkilileri, Çin’i İran İslam Cumhuriyeti’ne baskı uygulamaya çağırırken, ABD’nin bölgedeki askeri müdahalelerinin krizin temel nedenlerinden biri olduğu gerçeğine değinilmemesi dikkat çekti. Rubio, İran İslam Cumhuriyeti’ni "küresel olarak izole olan taraf" olarak nitelendirirken, ABD’nin işgalc siyonist rejim ile birlikte başlattığı saldırıların bölgedeki tansiyonu tırmandırdığı yönündeki uluslararası eleştirileri görmezden geldi.
ABD’li yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının özellikle Çin ekonomisini olumsuz etkilediğini öne sürerek Pekin’i kendi çıkarları üzerinden harekete geçmeye zorladı. Ancak uzmanlar, Washington’ın bu yaklaşımını krizi fırsata çevirme ve sorumluluğu başkalarına yükleme çabası olarak değerlendiriyor.
Öte yandan ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İran İslam Cumhuriyeti’ni hedef alan karar tasarıları için Çin’e baskı yaptığı da ortaya çıktı. Çin ve Rusya’nın daha önce ABD destekli bir tasarıyı veto etmesi, Washington’ın diplomatik alanda istediği sonucu alamadığını gösterdi.
ABD Hazine Bakanı Bessent ise yaptığı açıklamada, boğazın yeniden açılması için yürütülen operasyonu uluslararası olarak nitelendirse de, bu girişimin büyük ölçüde ABD öncülüğünde yürütülmesi dikkat çekti. Uzmanlar, ABD’nin bu söylemle küresel destek algısı oluşturmaya çalıştığını belirtiyor.
Çin’in perde arkasında İran İslam Cumhuriyeti ile yürüttüğü diplomatik temaslar sayesinde ateşkes sürecine katkı sağladığı ifade edilirken, Washington yönetimi Pekin’in daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunuyor. Ancak analistler, ABD’nin bölgedeki saldırılarının istikrarsızlığı derinleştirdiğine dikkat çekiyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Polonya ile her alanında işbirliğini geliştiriyoruz. Atacağımız müşterek adımları değerlendirdik.10 milyar dolarlık ticaret hacmine ardından da 15 milyar dolarlık hedefi belirledik." dedi.
Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Avrupa'nın Ukrayna'da savaşın sürdürülmesi ve Rusya ile ABD arasında Anchorage zirvesinde sağlanan uzlaşıların unutulması için elinden geleni yaptığını belirtti.
Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne katılacak resmi heyete dahil edilmemesi nedeniyle Başbakan Andrej Babiš’in kararına karşı Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, siyonist rejimin 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda şehit sayısının 17 artarak 4 bin 192'ye ulaştığını bildirdi.