Trafik Eğitmeni Beycan, ölümlere neden olan kazaları önlemenin yollarını anlattı
Trafik Eğitmeni Ekrem Beycan, ölümlere ve yaralanmalara, maddi kayıplara neden olan trafik kazalarının önüne geçmek için sürücülere ve karayollarına düşen bir takım görevleri anlattı.
Türkiye'de meydana gelen trafik kazalarından dolayı her yıl binlerce insanın hayatını kaybettiğini, on binlercesinin de yaralandığını aktaran Beycan, bu durumun üzüntü verici olduğunu söyledi.
Ölümlü veya yaralanmalı kazaların yaşanmaması adına herkese önemli görevlerin düştüğünü ifade eden Beycan, bu görevlerden birinin sürücülere, diğerinin ise karayollarına ait olduğunu belirtti.

Ekrem Beycan
Sürücülerin yola çıkmadan önce emniyet kemerlerini takmaları gerektiğini dile getiren Beycan, sürücülerin aynı zamanda hız sınırına da riayet etmesi gerektiğini kaydetti. Beycan, "Kazaların en büyük nedenlerden biri hız yapmaktır. Bu da ölüme yol açıyor." dedi.
"Eksiği olan araçla yola çıkmamalıyız"
Sürücülerin yola çıkmadan önce araçlarını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini vurgulayan Beycan, "Aracımızın bir eksiği varsa o araçla yola çıkmamalıyız. Bu durumda kazaya neden olmaktadır. Hatalı sollama en çok ölümün yaşandığı kaza türleridir. Kısa mesafe bile olsa kesinlikle sürücüler emniyet kemeri takmalıdır. Aynı şekilde araç takip mesafemizi korumalıyız. Öndeki aracın dibinde gitmek kaza nedenlerinden bir tanesidir. Takip mesafesi hızımızın yarısı olmalıdır. Bu sınırı aştığımız zaman aracı durduramayız ve önde aniden duran araca çarparak kazaya sebebiyet verebiliriz." diye konuştu.

"Lastikler kazaya sebebiyet verebiliyor"
Kazalara neden olan bir diğer faktörün de araç lastikleri olduğuna işaret eden Beycan, şöyle devam etti:
"Yaz aylarında yaz lastiği, kış aylarında da kış lastiği kullanılmalıdır. Yaz lastikleri kışa uygun olmadığı için kayıyor ve bu da kazaya sebebiyet veriyor. Özellikle kış aylarında yolda oluşabilecek buzlanmaya karşı yavaş gidip takip mesafemizi de artırmalıyız. Çünkü kışın yollarda gizli buzlanma oluyor. Bu durumda kazalara neden olabiliyor. Buna da dikkat etmeliyiz. Karlı ve sisli havalarda vitesimizi küçültmeliyiz. Aralıklarla fren tutmalıyız. Araç kaydığı zaman ise freni bırakmalıyız. Sisli havalarda sis farlarımızı yakmalı, dörtlükleri de açık bırakmalıyız ki, araçlar farkımıza varsın. Bu saydıklarıma dikkat ettiğimiz zaman kazaların önüne geçmiş oluruz."

Karayollarına ne gibi görevler düşüyor?
Sürücülerin yanı sıra kazaların önüne geçmek için karayollarına da önemli görevlerin düştüğünü belirten Beycan, "Yolların düzgün bir şekilde yapılmalıdır. Yollarda oluşan hataların ve çukurların giderilmesi gerekiyor. Bunlardan kaynaklı çok fazla trafik kazası olabiliyor. Trafik levhalarını eksiksiz bir şekilde yerine koymalıyız. Keskin virajlardan önce kesinlikle uyarı levhaları yerleştirilmelidir. Özellikle yol çizgilerine dikkat edilmelidir. Çünkü yol çizgileri hayati önem taşıyor. Sürücüler ve karayolları üzerlerine düşen görevi yaptığı zaman trafik kazaları olabildiğince azalır ve can ile mal kayıplarını en aza indirgemiş oluruz." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Trafik kazalarında dikkat edilmesi gereken hususlar, sigorta ve kasko işlemlerinin işleyişi hakkında konuşan Avukat Muhammed Harun Vergili, meydana gelen kazalarda tarafların talep edebileceği haklar, alabileceği tazminat kalemlerine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Malatya'da yaklaşık yarım asırdır döşemecilik yapan Murat Gürsoy, eski mobilyaların kalitesine dikkat çekerek tamiratın yeni ürün almaktan daha ekonomik ve uzun ömürlü olduğunu söyledi.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hüseyin Sudan, Muharrem ayının ve Aşura gününün İslam’daki önemine dikkat çekerek, bu günün hem manevi açıdan büyük faziletler taşıdığını hem de Kerbela hadisesi nedeniyle derin bir anlam barındırdığını söyledi.
Dünya üzerinde bir milyardan fazla çocuğun yetim, öksüz ve sosyal yetim statüsünde yer aldığını söyleyen Yetim Vakfı Başkanı Murat Yılmaz, yetimlerin korunmasının toplumsal ve İslami bir sorumluluk olduğunu, sivil toplum, devlet ve ailelerin el ele vererek çalışması gerektiğini söyledi.