Sürücü kurslarında sınav sistemi değişiyor: Sabit parkur dönemi sona eriyor
Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı yeni yönetmelikle sürücü adaylarının direksiyon sınavlarında yeni bir döneme geçilmesi bekleniyor. Sürücü kursu işletmecisi Muhammed Polat, sabit parkur uygulamasının kaldırılarak sınavların akan trafikte gerçekleştirileceğini, sınav sürelerinin uzatılacağını ve adayların daha fazla direksiyon eğitimi almasının öngörüldüğünü söyledi.
Sürücü adaylarının direksiyon sınavlarında uygulanan sabit parkur sisteminin kaldırılması ve sınavların akan trafikte gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yeni yönetmelikle birlikte adayların belirli bir güzergâhı ezberleyerek sınava girmesi yerine gerçek trafik koşullarındaki sürüş becerilerinin değerlendirilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan sürücü kursu işletmecisi Muhammed Polat, yeni sistemle sınavların zorlaşacağını ve adayların daha kapsamlı bir eğitim sürecinden geçmesinin gerekeceğini belirtti.

Muhammed Polat
Sürücü kurslarında uygulanması planlanan yeni yönetmelikle birlikte ezbere dayalı sabit parkur sistemi kaldırılarak, adayların akan trafikte ve serbest güzergahta sınava tabi tutulması planlanıyor. Sınav sisteminin değişeceğini ve adayların sabit bir parkuru ezberleyerek sınavı geçme döneminin sona ereceğini belirten Polat, “Serbest güzergâh sistemi kaldırılıyor. Adayların belirli bir sabit parkuru ezberleyerek sınavı geçmesi dönemi kapanıyor. Sınavlar, akan trafikte ve serbest güzergahta gerçekleştirilecek. Ayrıca sınav sürelerinde de uzatma söz konusu. Şu anda 35-40 dakika aralığında süren sınavların, yeni yönetmelikle birlikte 50-60 dakikaya kadar uzaması öngörülüyor.” ifadelerini kullandı.
Park uygulamasında da değişikliğe gidileceğini ve sınavların daha gerçekçi trafik koşullarında gerçekleştirileceğini ifade eden Polat, “Eski sistemde plastik dubaların arasına yapılan park uygulaması artık kaldırılıyor. Bunun yerine aday, akan trafikteyken sınav komisyonunun belirlediği yerde iki aracın arasına park edecek. Böylece adayların yalnızca sabit bir parkuru ezberlemesi yerine, gerçek trafik içerisinde araç kullanma becerilerinin ölçülmesi hedefleniyor.” dedi.
Adayların daha fazla akan trafik eğitimi almasının öngörüldüğünü ve bu durumun kurs ücretlerine de yansıyabileceğini belirten Polat, “Şu anda kursiyerlere 14 seans akan trafikte direksiyon eğitimi veriliyor. Yeni yönetmelikle birlikte sabit parkur sistemi olmayacağı için adayların akan trafikte daha rahat ve güvenli araç kullanabilmeleri amacıyla daha fazla eğitim almaları öngörülüyor. Bununla birlikte kurs ücretlerinde de muhtemel bir artış söz konusu olabilir. Şu anda bize en çok yöneltilen soru, yönetmeliğin ne zaman yürürlüğe gireceği. Ancak bununla ilgili henüz net bir tarih veremiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığının yönetmeliği onaylamasını bekliyoruz. Yönetmelik onaylandığında bahsettiğimiz bu değişikliklerin hayata geçirilmesi bekleniyor.” şeklinde konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Adana'da gündeme gelen hasta mahremiyeti tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Muhammed Ali Özdemir, eğitim ve araştırma hastanelerinde dahi hastanın rızası olmadan üçüncü kişilerin muayenede bulunamayacağını belirterek, kadın hastaların hekim tercihine ve mahremiyet taleplerine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
MÜSİAD Mardin İl Başkanı Bülent Tekin, İslam'ın ticaret ahlakına verdiği önem hakkında konuşarak, "Hevesatın en zirvede olduğu, nefsin en güçlü olduğu bir yaş diliminde bir Müslüman gencin ahlaklı ve helal yoldan kazanılan bir ticaretle mücehhez olması, toplumu dimdik ayakta tutar." dedi.
İşgal rejiminin Filistin topraklarında yürüttüğü işgal ve soykırıma ilişkin konuşan Beytülmakdis Öncüleri Derneği Hanım Birimi Başkanı Dilek Tekocak, " Gazze'yi konuşmaktan, anlatmaktan, onun için mücadele etmekten vazgeçmemeliyiz. Bugün Batı Şeria'da, Kudüs'te yaşananlar da Gazze'nin yaşadıklarından çok farklı değil. Bölgeyi konuşmaktan, anlatmaktan, burası için mücadele etmekten vazgeçmemeliyiz." dedi.