Şifasıyla bilinen alıç tezgâhlarda: Fiyatı cep yakıyor
Sonbaharın öne çıkan meyvelerinden alıç, tezgâhlarda yerini alırken yüksek fiyatıyla dikkat çekiyor. Satıcı Fevzi Kezer, artan akaryakıt ve işçilik maliyetlerinin fiyatlara yansıdığını belirterek, “Fiyatı çok yüksek olduğu için millet alamıyor.” dedi.
Sonbahar mevsiminin kendine özgü meyvelerinden biri olan alıç, tezgâhlarda yerini aldı. Kendine has ekşi-tatlı aromasıyla bilinen meyve, taze tüketimin yanı sıra sirke ve çeşitli geleneksel ürünlerin hazırlanmasında da kullanılıyor.
Özellikle halk arasında çeşitli faydaları olduğuna inanılan alıç, bu yönüyle de dikkat çekiyor. Ancak artan maliyetler, alıcın fiyatına da yansıyor. Satıcı Fevzi Kezer, yüksek fiyat nedeniyle vatandaşların ürünü almakta zorlandığını söyledi.
“Alıç Malatya’dan geliyor”
Alıcın bölgedeki farklı illerden temin edildiğini belirten Kezer, ürünün özellikle Malatya’dan geldiğini ifade etti.
Kezer, “Alıç Malatya’dan geliyor, şifadır. Her derde ilaçtır. Sirkesi oluyor.” dedi.
Alıcın yalnızca taze olarak tüketilmediğini belirten Kezer, meyvenin sirkesinin de yapıldığını söyledi.
Halk arasında çeşitli faydalarıyla biliniyor
Alıç, geleneksel tüketimde farklı şekillerde değerlendirilen meyveler arasında yer alıyor. Taze tüketimin yanı sıra sirke, çay ve benzeri ürünlerde de kullanılabiliyor.
Satıcı Kezer ise alıcın halk arasında çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğinin söylendiğini belirterek, “Kansere iyi geliyor, şekere iyi geliyor ama fiyatı çok yüksek olduğu için millet alamıyor.” ifadelerini kullandı.
Kezer, “Vallahi bazı kişiler diyor, şekere iyi geliyor, tansiyona iyi geliyor.” diye konuştu.
Alıcın kanser, diyabet veya tansiyon gibi hastalıkları tedavi ettiğine ilişkin bu ifadelerin satıcının aktarımı olduğu belirtilirken, söz konusu hastalıkların tedavisinde alıç veya benzeri ürünlerin doktor önerisinin yerine geçmeyeceği vurgulanıyor.
“Her gün zam geliyor”
Alıcın fiyatındaki artışın arkasında yükselen maliyetlerin bulunduğunu savunan Kezer, akaryakıt ve işçilik giderlerindeki artışa dikkat çekti.
“Her gün zam geliyor; mazota, yakıta, her şeye zam geliyor. İşçilik 3 milyar olmuş. Kim bulabilir? Allah’ını seven duyan alamıyor.” diyen Kezer, yüksek fiyatların satışları da zorlaştırdığını söyledi.
Kezer, vatandaşların tezgâha gelip ürünü alamadan ayrıldığını belirterek, “Garibim eve gidiyor, arkasını çevirip eve gidiyor. Alamıyor kardeşim, vallahi alamıyor.” ifadelerini kullandı.
“Kilo avuç geliyor”
Alıcın fiyatına dikkat çeken Kezer, vatandaşın elindeki paranın alım gücünün düştüğünü savunarak, “Hem büyük paramız 200 TL değil mi? Abi, bu parayla sadece bir avuç geliyor..” dedi.
Kezer, alıcın yanı sıra diğer meyvelerde de yüksek fiyatların görüldüğünü belirterek çileğin de pahalı olduğunu söyledi.
“Maşallah var ama alamıyor. Millet alamıyor, evine gidemiyor. Yani millet perişandır abi.” diyen Kezer, artan maliyetlerin hem satıcı hem de tüketici açısından ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti.
Sonbaharla birlikte tezgâhlarda yerini alan alıç, geleneksel tüketim biçimleri ve halk arasındaki fayda inanışlarıyla dikkat çekerken, bu yıl yüksek fiyatıyla da gündeme geliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Mardin Ovası'nda 40 yıldır gezgin arıcılık yapan Osman Altınbal, balın kalitesinin kolay yöntemlerle anlaşılmasının mümkün olmadığını ifade ederek tüketicilere balı güvenilir ve tanıdıkları arıcılardan almaları tavsiyesinde bulundu.
Avukat Abdurrahman Altın, arabuluculuk sisteminin hukuki uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve daha az masrafla çözüme kavuşturulmasına katkı sağladığını belirterek, sistemin hem vatandaşlara hem de yargıya önemli faydalar sunduğunu ifade etti.
Güç, statü ve servet arayışının giderek öne çıktığı toplumda ahlaki sınırlar da tartışma konusu oluyor. Uzman Psikolojik Danışman Fatma Kaya; elitlerdeki doyumsuzluk, şöhret ve statünün oluşturduğu “Bana bir şey olmaz” algısı ile adalet ve liyakat duygusundaki zedelenmenin hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçların yaygınlaşmasındaki rolüne dikkat çekti.