Mühendis Keskin: Güneş panelleri ile hem çevreyi hem ekonomiyi korumalıyız
Enerji Tasarrufu Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan Makine Yüksek Mühendisi Hakkı Keskin, güneş enerjisinin çevre dostu ve sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıktığını vurguladı.
11-18 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Makine Yüksek Mühendisi Hakkı Keskin, dünya genelindeki artan enerji ihtiyacına dikkat çekti.
Keskin, "Güneş panelleri, sadece enerji tasarrufu sağlamanın ötesinde, çevreye olan zararı azaltarak, ekonomik faydalar da sunuyor. Her bireyin güneş enerjisini kullanarak hem doğayı koruma hem de tasarruf sağlama fırsatı var" dedi.
Türkiye'nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve çevresel etkilerini azaltmak adına güneş enerjisine yönelik adımların bir an önce atılması gerektiğini belirten Keskin, enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini ve her bireyin bu sürece katkıda bulunmasının, hem çevresel hem de ekonomik anlamda büyük faydalar sağlayacağını kaydetti.
Keskin, "Dünya nüfusu hızla artarken, buna bağlı olarak su ve enerji talebi de büyüyor. Ancak, geleneksel enerji kaynaklarından petrolün hızla tükenmesi, bizi yenilenebilir enerjiye yönelmeye zorluyor." dedi.
"Enerji verimliliğini artırmak zorundayız"
Keskin, özellikle evlerde kullanılan enerji kaynaklarına dikkat çekerek, enerji tasarrufu için adım atılmasının önemine vurgu yaptı. Keskin, "Günümüzde enerji verimliliğini artırmak zorundayız. Isıtmadan yalıtım sistemlerine kadar her alanda tasarrufa gitmemiz gerekiyor. Petrolün sınırlı bir kaynağa sahip olduğunu unutmamalı, alternatif enerji çözümleri üretmeliyiz." ifadelerini kullandı.
"Güneş panelleri geleceğe daha sürdürülebilir bir yatırım yapmayı sağlar"
Keskin, petrol kaynaklarının tükenmesi ve çevre kirliliği sorunlarının çözülmesi adına güneş enerjisinin önemini vurgulayarak "Güneş enerjisi, ışınım şiddeti yüksek bir kaynaktır ve artık evlerimizin çatılarında, fabrikalarımızda, tarım alanlarında kullanılabilir. Güneş panelleriyle elektrik tüketimini karşılamak, geleceğe daha sürdürülebilir bir yatırım yapmamızı sağlar." dedi.
"Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeliyiz"
Türkiye'nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını doğal gazdan karşıladığını belirten Keskin, bu durumun çevre üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Keskin, "Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 50'si doğal gazdan karşılanıyor. Ancak, doğal gaz kullanımı karbondioksit salınımına neden olmakta ve bu da küresel ısınma ve kuraklık gibi çevresel sorunları tetiklemektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, bu olumsuz etkileri azaltacaktır." diye konuştu.
"Güneş enerjisi ile gelecek daha temiz ve sürdürülebilir olacak"
Keskin, güneş enerjisinin sınırsız ve tükenmeyen bir kaynak olduğuna dikkat çekerek, her bireyin bu enerji kaynağından faydalanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Keskin, şöyle devam etti: "Güneş panelleri, her yerde kullanılabilir ve herkes bu çözümle katkı sağlayabilir. Enerji tasarrufu, sadece bireylerin değil, tüm toplumların sorumluluğudur. Güneş enerjisi kullanarak, çevreyi korur, karbon ayak izimizi azaltır ve daha sürdürülebilir bir dünya için adım atmış oluruz." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Güç, statü ve servet arayışının giderek öne çıktığı toplumda ahlaki sınırlar da tartışma konusu oluyor. Uzman Psikolojik Danışman Fatma Kaya; elitlerdeki doyumsuzluk, şöhret ve statünün oluşturduğu “Bana bir şey olmaz” algısı ile adalet ve liyakat duygusundaki zedelenmenin hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçların yaygınlaşmasındaki rolüne dikkat çekti.
Irak'taki ABD güçlerinin çekilmesiyle birlikte bölgedeki siyasi ve askeri dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.
Gazze'de yaşanan soykırıma dikkat çekmek amacıyla siyonist rejime destek veren bir hamburger markası önünde nöbete başlayan "Başakşehir Direniş", 341 gündür kesintisiz olarak her akşam eylem gerçekleştirmeye devam ediyor.
Amerika'nın Irak'ta 2003 yılında başlattığı işgal ve soykırımın ardından askeri varlığını tamamen çektiğine dair açıklamalarını yorumlayan Gazeteci Yazar Hasan Sabaz, üslerin boşaltılmasının işgalin sona erdiği anlamına gelmediğini, Irak'ın ekonomik ve siyasi olarak işgal altında tutulduğunu, geri çekilen teçhizatlarına farklı ülkelerde konuşlandırılarak daha büyük savaşlar için kullanılabileceğine dikkati çekti.