Dr. Nevaf Tekruri: Gazze halkı kendini Kudüs için, mukaddesat için feda etti
Filistinli Âlimler Birliği Başkanı Dr. Nevaf Tekruri, İLKHA mikrofonuna yaptığı açıklamada, mübarek Ramazan ayı öncesinde Gazze ve Kudüs’te yaşanan gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çeken Tekruri, özellikle Gazze’de yaşanan insani dramın her geçen gün daha da ağırlaştığını ifade etti. Gazze halkının Ramazanı büyük yıkım ve yoksunluk içerisinde karşılamaya hazırlandığını belirten Tekruri, bölgede aylardır devam eden saldırılar nedeniyle binlerce evin yıkıldığını, altyapının büyük ölçüde tahrip edildiğini ve milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi.
Ramazan ayının iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tekruri, "Şu anda mübarek Ramazan ayını karşılamak üzereyiz. Tabii Ramazan ayını iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Aynı zamanda şu anda Gazze halkı da Ramazan ayını karşılayacak. Fakat iki acı durumla karşı karşıya. Bir taraftan siyonist düşmanın, işgalcinin katliamları, soykırımı, öldürmeleri, cinayetleri, bombardımanı devam etmekte. Diğer taraftan sığınabilecekleri bir evleri, çadırları yok; gıda yok, ilaç yok. Aç bir şekilde hayatlarına devam etmeye çalışıyorlar." dedi.
"Gazze halkı kendini Kudüs için, mukaddesat için feda etti"
Türkiye halkına da çağrıda bulunan Tekruri, "Türkiye halkının Gazze için sürekli Gazze’yi gündeminde tutması gerekiyor. Çünkü Gazze halkı kendini Kudüs için, mukaddesat için feda etti. Dolayısıyla Türkiye halkının da onları gözetmesi, onları gündemde tutması, onlara elinden geldiği kadar yardım etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"siyonistler Ramazan için yine ciddi planlar, komplolar hazırlamışlar"
Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki duruma da değinen Tekruri, "Tabii şu anda Kudüs, Mescid-i Aksa da aynı zamanda bu şartlar altında Ramazanı karşılıyor, karşılamaya çalışıyor. Fakat diğer taraftan siyonistler Ramazan için yine ciddi planlar, komplolar hazırlamışlar. Biliyorsunuz bu senenin başından beri 180 kişinin Mescid-i Aksa’ya girmesi yasaklandı, ellerine belge verildi ve giremiyorlar. Tabii bu daha önce binlerce kişinin camiye, Mescid-i Aksa’ya girmesi yasaklandıktan sonra oluyor. Dolayısıyla 180 kişiyle sınırlı değil; özellikle Ramazanda devam edecek." şeklinde konuştu
"Bizim onları gündemimizden çıkarmamamız gerekiyor"
Son olarak tüm Müslümanlara dua çağrısında bulunan Tekruri, "Siyonistler Müslüman gençlerin özellikle Mescid-i Aksa’ya girmelerine izin vermiyorlar. Ama diğer taraftan siyonistler kendileri istedikleri şekilde, istedikleri zaman Mescid-i Aksa’ya girebiliyor, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini çiğneyebiliyorlar. Onlar için herhangi bir engel yok. Kudüs’ün bu şartlarını düşünmemiz, gözetmemiz gerekiyor. Sürekli onlara dua etmemiz gerekiyor. Bizim onları gündemimizden çıkarmamamız gerekiyor. Yüce Allah sizlerden razı olsun." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İşgal altındaki Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen siyonist Yahudiler, avluda halkalar oluşturarak toplu dans ve dini ritüeller gerçekleştirdi. Filistinliler, baskınların sistematik bir provokasyona dönüştüğünü vurguladı.
Uluslararası Kudüs Kurumu, Ramazan ayının siyonist rejimin Mescid-i Aksa'daki tevhid ve kimlik mücadelesi açısından yeni bir sınav olacağını belirtti. Kurum, Kudüs'e sahip çıkılması ve ümmetin topyekûn bilinçle harekete geçmesi çağrısında bulundu.
HAMAS yöneticilerinden Mahmud Merdavi, işgal basınında yer alan "60 gün içinde silah bırakma" iddialarını kesin bir dille reddetti. Merdavi, siyonist rejimin tehditlerinin müzakerelerle ilgisi olmadığını belirterek Filistin halkının direnişten vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze'ye dönüş yapan sivillerin 11'inci kafilesi Han Yunus'taki Nasır Tıp Kompleksi'ne ulaştı. Siyonist rejimin dayattığı ağır kısıtlamalar ve keyfi uygulamalar dönüş sürecini daha da zorlaştırıyor.