Bursa Eczacı Odası Başkanı Kolat: Eczacıların sağlık sistemindeki rolü artırılmalı
25 Eylül Dünya Eczacılar Gününde konuşan Bursa Eczacı Odası Başkanı Zekeriya Kolat, Türkiye’de eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek sektörün gündemindeki başlıkları değerlendirdi.
Bursa Eczacı Odası Başkanı Zekeriya Kolat, 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü dolayısıyla İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de eczacıların sağlık sistemindeki rolünün artırılması gerektiğini söyledi.
Eczacı istihdamındaki sorunlara dikkat çeken Kolat, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalıklarla birlikte eczacıların sorumluluklarının da arttığını belirtti.
“Dünya, eczacı ararken ülke olarak eczacı arar pozisyonundayız”
Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminin çok geniş bir kapsayıcılıkta hizmet verdiğini belirten Kolat, “E-reçete ve ilaç takibi sistemiyle güçlü dijital bir altyapısı var. Ülke genelinde 31 bin 500 eczane, 60 bine yakın eczacı var. Dijital sağlık uygulamaları ve yapay zeka, sağlık hizmet sunuş biçimini ülkemizde ve dünyada değiştiriyor. Eczacının da bu değişiminden bundan sonraki süreçte etkilenmesi söz konusudur. Eczacı bu süreçte bilgisinin yetkinliğini toplum için nasıl daha etkin hale getirecek, bunun çalışmalarını yapıyoruz.” dedi.
Eczacıların geleceğe hazırlanması konusunda çalışmalar yaparken bir açmazla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kolat, “Dünyada eczacıların sorunları ortak bir noktaya gidiyor. Dünyadan ayrıştığımız bir konumuz var. O da eczacı istihdamıdır. Dünya eczacı ararken, ülke olarak eczacı arar pozisyonundayız. Bundan sonraki süreçte bu konulara ağırlık vermek gerekiyor.” diye belirtti.
“Geçen yıl eczaneler 508 milyon reçete yazdı”
Türkiye’de yaşlanan bir nüfus söz konusu olduğunu ifade eden Kolat, “Yaşlıların nüfusu artmasıyla beraber kronik rahatsızlıklarda artıyor. Kronik ilaç takibine olan ihtiyaç da artıyor. Burada eczacının alması gereken rol her geçen artıyor. Kronik ilaçlarla ilgili yaşlı hastaların daha fazla eczacıya ihtiyacı oluyor. Ülkemizde geçen yıl eczaneler 508 milyon reçete yazdı. Bu çok çarpıcı bir rakamdır. OEC ülkelerine bakıldığında, Türkiye OECD ülkelerine göre hastane ve doktora başvurma oranı ülkenin iki katıdır. Bu noktada birinci basamak sağlık sorumlusu olan eczacılara daha fazla görev vermemiz gerekiyor. Doktor ve hastanelerdeki yükü almamız gerekiyor. Eczacı ve eczanelere yetkilerle daha fazla kullanmak gerekiyor. Eczacı sorumluluk almaya hazır.” ifade etti.
“İlaç fiyat kararnamesi kaynaklı problemler var”
Kolat, son olarak şunları söyledi:
“Yapay zeka ve dijitalleşme konusu eczacılık alanına da girmektedir. Bu konuda ret ve karşı çıkan bir durumda değiliz. Yapay zeka eczacıların yerini alacak bir olay olarak görmüyoruz. Yapay zekayı kullanacak kurumlardan birisiyiz. Sağlık sunumunda yapay zekayı en etkili şekilde kullanmak istiyoruz. İlaçta bulunabilirlik ve sürdürebilirlik konusunda problemler devam ediyor. En temel sebebi jeopolitik sorunlardır. İlaç fiyat kararnamesi kaynaklı problemler var. Yenilikçi ilaçlara vatandaşların ulaşması konusunda ilaç fiyat kararnamesi engel olarak gözüküyor.” diye konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Altın fiyatlarındaki son durum ve beklentileri değerlendiren Altın Piyasası Uzmanı Feyzullah Aydoğan, " yılsonunda altının kaç lira veya kaç dolar olacağından çok daha önemli bir gerçeklik var. Günümüz koşullarında vatandaşın altına yönelmesi lüks bir yatırım tercihi değil, bir korunma refleksidir. 2026'nın son çeyreğindeki asıl beklentiler, altının pahalılaşması değil, TL karşısında ölçtüğümüz hayatın pahalılaşmasıdır." dedi.
İzmir Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından "Hayat Namazla Güzeldir" etkinliğinin final programı gerçekleştirilecek.
Psikolog Azad Eşiyok, ekran bağımlılığının çocukların dikkat ve odaklanma süresinin yanı sıra davranışları üzerinde de etkili olduğunu belirterek, okullarda görülen saldırgan ve zarar verici davranışların ekran içeriklerinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.