Microsoft’tan dev gönüllü ayrılık programı
Yapay zekâ yatırımlarına kaynak için 60 bin çalışan ayrılacak.
ABD merkezli teknoloji devi Microsoft, maliyetleri düşürmek ve yapay zekâ odaklı büyüme alanlarına kaynak sağlamak amacıyla ABD, Kanada, Hindistan ve Birleşik Krallık’ta yaklaşık 60 bin çalışanı kapsayan gönüllü işten ayrılma programı başlattı.
Programın kapsamı
Başkan yardımcılığı (VP) seviyesi ve altındaki pozisyonlar hedefleniyor.
Windows+Cihazlar, Copilot, Yapay Zekâ deneyimleri, insan kaynakları, Xbox ve finans birimlerindeki uygun çalışanlara nakdî tazminat ve kariyer planlama desteği sunulacak.
Veri merkezleri, siber güvenlik, ticari işler ve pazarlama departmanlarının bir kısmı program dışında tutuldu.
Takvim ve süreç
Çalışanlar, programa katılıp katılmayacaklarına dair kararlarını Aralık ayının ilk yarısına kadar bildirecek.
Ayrılık paketini kabul edenlerin sözleşmeleri 31 Aralık 2026 itibarıyla sonlandırılacak.
Şirketin toplam iş gücü geçtiğimiz yıl 228 bin iken, haziran sonunda 223 bin olarak kaydedilmişti.
Kurumsal veriler
Kapsanan personel: Yaklaşık 60 bin kişi.
Oran: Microsoft’un küresel iş gücünün yüzde 27’sinden fazlası.
Amaç: Finansal profilin korunması ve yapay zekâ yatırımlarına yönelmek. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Yapay zekadan temiz enerji teknolojilerine uzanan 16 eğitim modülü için başvurular bugün saat 23.59'da sona erecek.
Web yazılım geliştiricisi Ömer Faruk Ekinci, yapay zekanın yazılım açıklarını daha hızlı tespit ederek siber saldırıları kolaylaştırabildiğini belirtti. PHP tabanlı sistemlerde güvenlik önlemlerinin önemine dikkat çeken Ekinci, kişisel verilerin korunması ve kurumların saldırılara karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.