Teymur: İnsani yardım, insan onurunun korunması meselesidir
Umut Kervanı Batman Derneği Başkanı Nurettin Teymur, Gazze, Sudan, Yemen, Suriye, Afganistan, Lübnan ve İran başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yaşanan krizlere dikkat çekti. Teymur, insani yardımın acil destekle sınırlı kalmaması, kalıcı projelerle insanların kendi imkânlarıyla ayakta durmasını sağlayacak çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla küresel kriz bölgelerindeki insani tabloyu değerlendiren Umut Kervanı Batman Derneği Başkanı Nurettin Teymur, savaş, açlık, zorunlu göç ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının milyonlarca insanı etkilediğini ifade etti.
Teymur, İLKHA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada "Bugün dünyanın birçok bölgesinde insani krizler maalesef derinleşerek devam ediyor. Gazze, Sudan, Yemen, Suriye, Afganistan, Lübnan, İran ve farklı coğrafyalarda savaş, açlık, zorunlu göç ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları milyonlarca insanı etkiliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2026 yılında dünya genelinde yüz milyonlarca insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor." dedi.
Gazze ve Sudan gibi bölgelerde yaşananların insani yardım kavramının kapsamını genişlettiğine dikkat çeken Teymur "Gazze ve Sudan gibi bölgelerde yaşananlar bize şunu gösteriyor: İnsani yardım artık yalnızca bir gıda veya sağlık meselesi değil; insanın yaşama, barınma, güvenlik ve onurlu bir hayat sürme hakkının korunması meselesidir. Bu nedenle uluslararası toplumun krizler karşısında daha hızlı, adil ve sürekli hareket etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"İslami sivil toplum kuruluşları önemli çalışmalar yürütüyor"
İslami sivil toplum kuruluşlarının savaş, açlık ve doğal afetlerin yaşandığı bölgelerde yürüttüğü çalışmalara değinen Teymur "İslami sivil toplum kuruluşları, sahip oldukları gönüllü insan kaynağı ve hayırseverlik kültürü sayesinde dünyanın birçok bölgesinde önemli çalışmalar yürütüyor. Umut Kervanı olarak da bu anlayışla Türkiye'nin yanı sıra Afrika'dan Gazze'ye kadar ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya gayret ediyoruz." diye konuştu.
Yürütülen yardım çalışmalarının yalnızca gıda desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Teymur "Umut Kervanı olarak yurt içinde ve yurt dışında ihtiyaç sahiplerine yardımların ulaştırılması bunun somut bir göstergesidir. Çalışmalarımız yalnızca gıda yardımıyla sınırlı değil; yetim destekleri, sağlık, eğitim, barınma, temiz su ve kalıcı projeleri de kapsıyor." dedi.
"Sahadaki en büyük sorunların başında çatışma ve güvenlik riski geliyor"
İnsani yardım görevlilerinin sahada karşılaştığı sorunlara da değinen Teymur, şöyle devam etti:
"Sahadaki en büyük sorunların başında çatışma ve güvenlik riski geliyor. Yardım ekiplerinin bölgelere ulaşamaması, sınır ve geçiş noktalarındaki kısıtlamalar, yolların ve altyapının tahrip olması, yardım malzemelerinin gecikmesi ve bazı bölgelerde güvenli insani erişimin sağlanamaması ciddi sorunlar oluşturuyor."
İnsani yardım çalışanlarının da risklerle karşı karşıya kaldığını belirten Teymur "Bunun yanında insani yardım çalışanlarının da hedef haline gelmesi kabul edilemez. İnsani yardımın siyasi hesapların dışında tutulması ve yardım çalışanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gerekiyor." dedi.
"Acil yardım hayat kurtarır; ancak kalıcı çözümler de oluşturulmalı"
İnsani yardımların uzun vadeli projelerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Teymur, şunları söyledi:
Acil yardım hayat kurtarır; fakat insanları sürekli yardıma muhtaç bırakmamak da en az bunun kadar önemlidir. Bu nedenle yardım çalışmalarında 'balık vermek' kadar insanın kendi imkânlarıyla ayakta durmasını sağlayacak sistemler kurmaya önem verilmelidir. Eğitim, meslek edindirme, sağlık altyapısı, temiz su, tarım, barınma ve küçük ölçekli üretim projeleri bu açıdan büyük önem taşıyor. Umut Kervanı'nın su kuyuları, yetim destekleri, sağlık ve eğitim projeleri gibi çalışmaları da bu anlayışın örneklerindendir."
"İyilik birkaç kişinin görevi değil, toplumun ortak sorumluluğudur"
Küresel ölçekte insani yardım bilincinin ve gönüllülüğün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Teymur "Öncelikle yardım kültürünün sadece kriz dönemlerinde hatırlanan bir duyarlılık olmaktan çıkarılması gerekiyor. Çocuklardan gençlere kadar toplumun her kesiminde infak, paylaşma, gönüllülük ve insan onuruna saygı bilinci güçlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.
STK'ların kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi ve gönüllülerin eğitilmesinin önemine değinen Teymur, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Bunun yanında STK'ların kurumsal kapasiteleri artırılmalı, gönüllüler profesyonel şekilde eğitilmeli ve kamu-STK iş birliği geliştirilmelidir. Umut Kervanı olarak bizim anlayışımız da gönüllülük üzerine kuruludur. Çünkü inanıyoruz ki iyilik birkaç kişinin görevi değil, toplumun ortak sorumluluğudur. Batman'da yıllardır sürdürülen çalışmaların temelinde de bu gönüllü dayanışma kültürü bulunmaktadır." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Batman-Diyarbakır kara yolu üzerindeki Sürücü Akademisi Kavşağı'nda yaşanan kazalara dikkat çeken Batman Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Derneği Başkanı Cemalettin Barlık, kavşakta ışıklandırma ve trafik levhalarının bulunmamasının tehlike oluşturduğunu belirterek trafik ışığı konulmasını istedi.
Van’da 2011 yılında meydana gelen depremlerde 24 yıl görev yaptığı caminin minaresi yıkılınca harekete geçen emekli imam-hatip Abdulmecit Sağbalta, depreme dayanıklı çelik minare üretmeye başladı. 100’ün üzerinde minare üreten Sağbalta, Türkiye’nin farklı illerinden de sipariş alıyor.
Batman'da isminin açıklanmasını istemeyen bir hayırsever, kendisi ve eşinin hac ibadetini gerçekleştirmek amacıyla biriktirdiği parayı Gazze'de açılması planlanan Şifa Hastanesi’nin yapım ve hizmet çalışmalarına destek olmak amacıyla Umut Kervanı’na bağışladı.