Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Acar: Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ömer Acar, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet etti.
Kanserin günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ifade eden Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ömer Acar, hastalığın erken evrede tespit edilmesi halinde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığını söyledi.
İLKHA mikrofonuna konuşan Acar, erken teşhis sayesinde birçok hastanın sağlığına kavuşarak normal hayatına dönebildiğini belirtirken geç evrede teşhis edilen vakalarda ise tedavi sürecinin daha zor geçtiğini ve başarı oranlarının düştüğünü dile getirdi.
Sigara, alkol, obezite ve hareketsiz yaşamın kanser için bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Acar, son yıllarda özellikle kanser vakalarının genç yaş gruplarında daha sık görüldüğüne dikkat çekti.

"Erken evrede tedavi oranımız çok yüksek"
Kanserde erken teşhisin önemi ve taramalar hakkında konuşan Acar "Kanser, günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Erken teşhis hayat kurtarır. Erken evrede kansere yakalanıldığında tedavi oranımız çok yüksek. Aksi halde kanseri geç evrede yakaladığımızda ise tedavi başarımız maalesef düşük kalıyor. Erken teşhisli hastaları yakaladığımızda tedavi ile tamamen iyileşebiliyorlar. Ardından günlük yaşamına devam edebiliyorlar." şeklinde konuştu.
"KETEM ve aile hekimleri aracılığıyla tarama yapılmasını önermekteyiz"
Mevcut kanser tarama programları hakkında bilgi veren Acar "Ülkemizde kolon kanseri, serviks (rahim ağzı kanseri) ve meme kanseri için tarama programları mevcuttur. Meme kanseri için 40-69 yaş arasındaki kadınların her iki yılda bir mamografi önerilmekte. Kolon kanseri için 50 yaş üzeri 2 yılda bir gizli kan ve 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir. Kolon kanseri gençlerde de sık görüldüğünden tarama yaşı 45 olarak önerilmektedir. Serviks kanseri için ise 30-65 yaş arasındaki kadınların her 5 yılda bir pap smear ve HPV DNA testi yaptırmaları önerilmektedir. Bunun için aile hekimleri ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla tarama yapılmasını önermekteyiz." dedi.

"Son yıllarda kanser vakaları genç yaş gruplarında daha sık görülmekte"
En önemli risk faktörlerine ve son yıllarda gençlerde sık görülen kanser tanılarına da dikkat çeken Acar, şunları kaydetti:
"En önemli risk faktörlerden birisi genetik boyutu, ailede kanser öyküsü varsa sigara, alkol, obezite ve hareketsiz yaşam, bunlar kanser için bir risk faktörüdür. Hastalarımızı Sağlıklı Yaşam Merkezleri'ne davet ediyoruz. Son yıllarda özellikle kanser vakaları genç yaş gruplarında daha sık görülmekte. Ulusal kanser programları da buna yönelik meme kanserinde 40 yaş üzeri mutlaka mamografi önermekteyiz. Serviks kanseri için de 30-65 yaş arasında pap smear ve HPV DNA tavsiye ediyoruz. Kolon kanseri için eskiden 50 yaş üzeri tarama öneriliyordu. Dünya Sağlık Örgütü artık 45 yaş üzeri her hastada 10 yılda bir kolonoskopi önermektedir."
Kanser farkındalığının yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Acar "Farkındalık sadece personelin görevi değil, tüm toplum bunun bilincinde olmalıdır. Kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkes taramalarını yaptırmalıdır. Bu yönden devletimiz KETEM ve aile hekimleri tarafından tarama yapılmakta."
"Başarı oranları gittikçe artmaktadır"
Acar, kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirterek "Kemoterapi, 2000 yılına kadar temel tedavi yöntemi iken 2000–2010 yılları arasında hedefli tedaviler; tirozin kinaz inhibitörleri ve SEF inhibitörleri gibi tedaviler ortaya çıkmıştır. 2010-2020 yılları arasında da immünoterapi, 2020'den sonra ise antikor konjugat ilaçları mevcuttur. Kanserde çaresiz değiliz. Başarı oranları gittikçe artmaktadır. Kanser tanısı alan hastalar çaresiz değildirler. Vakit kaybetmeden bir tıbbi onkoloji uzmanına başvurmalıdırlar." ifadelerini kullandı.

"Benim durumumda olanlara tavsiyem, hiç vakit kaybetmeden tedaviye başlamalarıdır"
Meme kanseri tedavisi gören Saliha Saygün, yaklaşık bir yıl önce hastalığını öğrendiğini belirterek "Bir yıl önce meme kanseri olduğumu fark ettim. Ameliyat oldum ve ardından Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başladım. Benim durumumda olanlara tavsiyem, hiç vakit kaybetmeden tedaviye başlamalarıdır. Buradaki doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız çok anlayışlı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.
Yaklaşık iki ay önce kanser tanısı alan Amşe Kalkan da tedavi sürecine yeni başladığını belirterek "Tedavime yeni başladım. Yaklaşık 2 ay önce tanı konuldu. Tedavimden memnunum. Emek veren doktorlarımıza teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Sağlık Bakanlığı tarafından fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında Bursa’da bir hafta içerisinde 12 bin 800 vatandaşa hareket ölçümü yapıldı.
GETAT Uzmanı Doktor Celal Ayral, akupunkturun bel, boyun ve migren gibi kronik ağrılarda etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, bilimsel çalışmaların bu alanda yüzde 85'e varan başarı oranlarına işaret ettiğini söyledi.
Sağlık-Der Yönetim Kurulu Üyesi Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, yaz aylarında gıda zehirlenmeleri, bağırsak enfeksiyonları, güneş çarpması ve sıvı kaybı gibi sağlık sorunlarının arttığını belirterek, yeterli su tüketimi, güneşten korunma ve hijyen kurallarına uyulmasının önemine dikkat çekti.