Diyarbakır'da "romatoloji" bölümü açıldı
Romatizmal hastalıkları incelemek amacıyla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde "romatoloji" bölümü açıldı.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde açılan romatoloji bölümü, hasta tedavi faaliyetlerine başladı.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıklar ve Romatoloji Uz. Dr. Lütfi Akyol, bölgede romatizmal hastalıkların fazla olduğunu belirterek, polikliniğin açılmasının sevindirici olduğunu söyledi.
Romatizmal hastalıklar hakkında bilgi veren Akyol, "Romatoloji, iltihaplı hastalar dediğimiz hastaları kapsamaktadır. Bel kalçayı tutuyorsa, el eklemleri diz, el, ayak bileklerini tutuyorsa, iltihap, eklem hastalıkları, ağızda yara çıkıyorsa, vücutta sivilceler oluyorsa, gözde üveit oluyorsa, özellikle ciltte güneşli zamanlarda yanaklı bölgelerde dökülmelerle seyreden eklemlerle yine şişmeler, böbrek bozuklukları, nüfus hastalığı başta olmak üzere bağ, doku hastalıkları, kasları tutan, özellikle çömelip kalkmada güçlük yapan, saç taramada güçlük yapan birçok hastalığa romatoloji diyoruz." dedi.
Bölgede akraba evliliğinin fazla olması nedeniyle bu hastalığa sık rastlandığını ifade eden Uz. Dr. Mehmet Ali Balcı ise "Bölgede akraba evliliği fazla olduğu için ailesel görülen, yatkın ve genetik olan hastalıklar biraz daha fazla. Behçet hastalığı ve ankilozan spondilit de biraz daha ailesel olan hastalıklardır. Diyarbakır'da 4 bin hasta mevcut, bu 10 bini de geçer. Burada çok daha yüksek hasta potansiyeli olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.
Hastalığın tedavisi hakkında Balcı, "Bizim damar dediğimiz tedaviler var. Bunun yanına ek olarak kortizon tedavilerini uyguluyoruz. Hastaya gerektiği dozda verip kesmek istiyoruz. 1980'li yıllarda damar tedavileri vardı. 2002 yılından beri olan biyolojik tedaviler var. Avrupa'da hangi tedavi uygulanıyorsa biz de burada aynı şekilde uyguluyoruz. İhmal edilirse kamburlaşabilir, ellerinde eğilmeler olur. Romatizma sakat bırakıyor. Kalça diz protezine gidebiliyor. Ellerini kullanamayabiliyor. Bu da yıllar içerisinde oluyor. Hastalık yavaş yavaş ilerleyerek kamburlaşıyor, bunu bile fark etmiyor. Hastalarımızın tuz ve şeker yememesi gerekiyor. Tuz yiyince ödem oluyor, şeker ise yükselebiliyor. Sağlıklı bir insan nasıl besleniyorsa romatizma hastası öyle beslensin." ifadelerini kullandı. (Abdurrahman Tetik, Emrah Deniz - İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Diş taşı temizliğinin ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Diş Hekimi Orhan Toptemiş, düzenli bakımın diş eti hastalıkları, ağız kokusu ve diş kayıplarının önlenmesine katkı sağladığını söyledi.
Dünya genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgaları, yalnızca günlük yaşamı değil halk sağlığını da ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iklim değişikliğinin etkisiyle aşırı sıcaklara maruz kalan insan sayısının hızla arttığını ve sıcaklığın artık en ölümcül hava olaylarından biri haline geldiğini belirtiyor.
Türkiye'de alkol bağımlılığına ilişkin hazırlanan raporu kamuoyu ile paylaşan Yeşilay, 15 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 20,8'inin hayatında en az bir kez alkol kullandığını, yüzde 79,2'sinin ise hiç kullanmadığını, dünyada ise her sene 2,5 milyondan fazla kişinin alkol nedeniyle öldüğünü açıkladı.
Sünnet zamanlamasının çocukların ruhsal gelişimi açısından önem taşıdığına dikkat çeken Klinik Psikolog Görkem Polat, 2-6 yaş aralığının beden farkındalığı ve kimlik gelişiminin yoğun yaşandığı hassas bir dönem olduğunu belirtti.