Kur’an kursuna giden çocuklar: Camide bulunmak bize huzur ve mutluluk veriyor
Mardin'deki Fuat Yağcı Camii'nde devam eden yaz Kur’an kursuna katılan çocuklar, Kur’an kurslarının manevi gelişimlerine katkı sağladığını ifade ederken, Gazze’de yaşanan ölümler nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını dile getirdiler.
Ülke genelinde 6 Temmuz'da başlayan yaz Kur'an kursları, tüm heyecanıyla devam ediyor.
Bütün camilerde olduğu gibi Mardin Fuat Yağcı Camii'nde Kur’an-ı Kerim eğitiminin yanı sıra temel dini bilgiler, Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hayatı, iman ve ahlak derslerinin de verildiği kursa katılan çocuklar, camide bulunmanın kendilerine huzur verdiğini belirtti.
İLKHA'ya konuşan öğrenciler, hem dini eğitim sürecine ilişkin düşüncelerini hem de Gazze’de yaşanan soykırım karşısındaki duygularını paylaştı.
Öğrenciler, Gazze'de katledilen masum çocuk ve siviller için büyük üzüntü duyduklarını dile getirerek, savaşın bir an önce sona ermesini, siyonist işgalcilere karşı Müslümanların yek vucüt olaması gerektiğini belirttiler.
"Camide kendimi daha hüzurlu hissediyorum"
Yaklaşık dört yıldır yaz Kur’an kursuna katıldığını belirten Muhammed Salih Uyun, camiye geldikçe kendisini daha huzurlu hissettiğini söyleyerek, "Dört yıldır yaz Kur'an kursuna katılıyorum. Bugün de bir arkadaşımla birlikte camiye geldim. Camiye gelince kendimi huzurlu ve mutlu hissediyorum. Kur’an-ı Kerim okurken sanki doğrudan Allah’ın huzuruna çıkıyormuşuz gibi geliyor. Kur’an’ın yanı sıra Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hayatını, ahirete imanı ve dini bilgilerimizi öğreniyoruz." dedi.

Kur’an kurslarının önemli bir eğitim ortamı olduğunu ifade eden Uyun, "Camiye gelenler,birçok dini bilgi öğrenebilir, Peygamber Efendimizi daha yakından tanıyabilir. Ahlaklı bir neslin yetişmesi için insanların namazını kılması, orucunu tutması ve Allah’a gönülden inanması gerekir. Ancak günümüzde bazı insanlar inanç ve değerlerinden uzaklaşıyor. Kapalı kızların bile başkalarına özendiğini görüyoruz. Neslimiz maalesef değişiyor. Bu durumu değiştirmek için cuma namazına gitmeyen erkeklerin camiye gelmesi, Kur’an okumayı bilmeyen kızların da kurslara katılması gerekir. Cami kapısı herkese açıktır. İmanlı olmak için ilk adım kelime-i şehadet getirmektir. Ardından Allah’ın bizlere yüklediği sorumlulukları yerine getirmek; namaz kılmak, oruç tutmak ve haramlardan uzak durmak gerekir." ifadelerini kullandı.
Toplumdaki bazı olumsuzluklara da değinen Uyun "Bugün bazı insanlar ailelerinden gizli kumar oynuyor, içki içiyor. Bu çok kötü bir durum. Ben hiçbir şeyi ailemden gizlemiyorum. Ne düşünüyorsam onlarla paylaşıyorum. Ama birçok kişi kendini korumak için bile yalan söyleyebiliyor. Geçtiğimiz günlerde okula yapılan saldırıda hayatını kaybeden küçücük çocuklar ve onları eğitmeye çalışan öğretmenler oldu. Onlara çok üzüldüm. Umarım hiçbir genç böyle yanlış yollara sapmaz." diye konuştu.
Gazze'de yaşananlara ilişkin de duygularını paylaşan Uyun, şunları kaydetti: "israil Gazze'de büyük zulüm yapıyor. Küçük çocukların, annelerin ve babaların hayatına kastetmek çok büyük bir günahtır. Hayatını kaybeden masum çocukların günahsız olduğuna inanıyoruz. Bu zulmü yapanlar ise ahirette hesap vereceklerdir. Gazze’de yaşananları televizyonda gördüğümde canım yanıyor. Videoları izlerken ağlıyorum. Keşke onların yerine biz acı çekseydik de onlar huzur içinde yaşayabilseydi. Sonunda Müslümanların kazanacağına inanıyorum. İşgal rejimi silahsız sivilleri hedef alıyor."
"Televizyonda Gazzeli çocukları gördüğümde üzülüyorum"

Her yıl yaz Kur’an kursuna katıldığını söyleyen İsa Algay, cami atmosferinin çok güzel bir duygu olduğunu ifade ederek, "Şu an Kur’an-ı Kerim okumayı öğreniyorum. Bunun yanında kitaptan dini bilgiler öğreniyor, hocalarımızın anlattığı konulardan faydalanıyoruz. Camiye her gelişimizde yeni bilgiler öğreniyoruz. Bu nedenle camide olmak çok güzel bir duygu. Kendimi Allah’a daha yakın hissediyorum." dedi.
Gazze'deki ölümlerin kendisini derinden etkilediğini dile getiren Algay "Gazze’de hayatını kaybedenlere çok üzülüyorum. Allah Filistinlilerin yardımcısı olsun. İnşallah bu savaş sona erer. Müslümanların ölmesi beni çok üzüyor. Televizyonda gördüğümde kendimi çok farklı hissediyorum. Dünyada insanların barış içinde yaşaması gerekir. Irkçılık yapmamalı, dünya hayatına aşırı bağlanmamalıyız." ifadelerini kullandı.
"Cami gerçekten çok güzel bir yer"

Üç yıldır camiye geldiğini belirten Baran Hatipoğlu da caminin kendisi için huzur kaynağı olduğunu söyleyerek, "Geçen yıl Kur’an derslerine geçmiştim ancak bu yıl yeniden Elif-Bâ’dan başladım. Cami denildiğinde aklıma Allah, cennet, Peygamber Efendimiz ve diğer peygamberler geliyor. Burası gerçekten çok güzel bir yer. Hocalarımız da çok iyi. Kur’an kursumuz devam ediyor ve camide bulunmak bana huzur veriyor." ifadelerini aktardı.
İyi bir Müslümanın nasıl olması gerektiğine ilişkin düşüncelerini paylaşan Hatipoğlu, "Müslümanların daha çok sevap kazanabilmesi için iyilik yapması, zekât vermesi, Kelime-i Şehadet getirmesi, namazını kılması ve orucunu tutması gerekir." diye konuştu.
"Kendimi sanki onların yanındaymış gibi hissediyorum"
Hatipoğlu, Gazze'de devam eden soykırımda katledilen çocuklarla empati kurduğunu ifade ederek, "israilin yaptıkları gerçekten çok acımasız. Oradaki Müslüman kardeşlerimiz büyük acılar çekiyor. Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler Filistin için daha fazla çaba göstermeli. Kendimi sanki onların yanındaymış gibi hissediyorum. Arkadaşlarım ve kardeşlerim orada acı çekerken kalbim parçalanıyor. Sürekli 'Ben orada olsaydım ne yapardım?' diye düşünüyorum. Sonunda Allah’a inanan Müslümanların kazanacağına inanıyorum." dedi.
Hatipoğlu, "Dünyadaki herkes ihtiyacı kadar toprağı ve nimetleri kullanmalı. Ben de Filistin’e destek olmak amacıyla israil ürünlerini almamaya dikkat ediyorum. Ancak ne yazık ki bu ürünler birçok yerde bulunuyor. Yine de elimizden geldiğince bu ürünleri almamaya çalışmalıyız." ifadelerini kullandı.
"Kur’an-ı Kerim okumayı çok seviyorum"

Camiye gelmenin kendileri için bir sorumluluk olduğunu belirten Hamza Mert Bölükbaşı "Kur’an-ı Kerim okumayı çok seviyorum. Ayrıca camide çeşitli etkinlikler yapıyoruz. Bu nedenle kursa gelmek hoşuma gidiyor. Kur’an’ın yanında temel dini bilgileri ve Peygamber Efendimizin hayatını öğreniyoruz. Camiye gelmeyenler bu bilgileri öğrenme fırsatı bulamıyor. Camiye gelmek bizim için önemli bir sorumluluktur. Ahlaklı insan küfür etmez, kimseyi rahatsız etmez ve güzel arkadaşlıklar kurar." şeklinde konuştu.
Gazze’de yaşananlardan dolayı üzüldüğünü belirten Bölükbaşı "Gazze’de hayatını kaybeden çocukları televizyonda gördüğümde kendimi çok kötü hissediyorum. Babama kanalı değiştirmesini istiyorum. Sonunda Müslümanların kazanacağına inanıyorum." ifadelerini belirtti.
"Yaz Kur’an kursu verimli geçiyor"

Yaz Kur’an kursunun verimli geçtiğini belirten Onur Yalçınkaya ise şunları söyledi: "Hocalarımız çok güzel ders anlatıyor. Kur’an okumak çok güzel bir duygu. Camiye gelince huzur buluyoruz. Bu nedenle her yaz Kur’an kursuna gitmeliyiz. Ahlaklı bir insan Kur’an okumalı, namaz kılmalı, iyilik yapmalı ve sadaka vermelidir. Camiye geldiğimizde televizyon ve telefondan da uzak kalıyoruz. İnşallah Gazzeli kardeşlerimiz huzura kavuşur."
"Genç bir Müslüman, telefona aşırı bağlanıp Kur’an’dan ve Allah’tan uzaklaşmamalı"

Kurs sayesinde hem Kur’an okumayı hem de dinini öğrendiğini söyleyen Muhammed Kağan Yayla, "Elif-Ba, Kur’an ve dinimizi öğreniyoruz. Hocamız çok iyi, derslerimiz de çok güzel geçiyor. Camide olmak çok güzel bir duygu. Genç bir Müslüman, telefona aşırı bağlanıp Kur’an’dan ve Allah’tan uzaklaşmamalıdır. En önemlisi beş vakit namazını aksatmamalı, küfürlü konuşmamalı, dürüst ve güvenilir olmalıdır." dedi.
Gazze’deki çocukların yaşadıklarının kendisini derinden etkilediğini dile getiren Yayla, "Televizyonda Filistin’deki çocukları gördüğümde çok üzülüyorum. Müslüman devletlerin bu konuda birlik içinde hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Oradaki kardeşlerim için çok endişeleniyorum. Onların acılarını sanki ben yaşıyormuşum gibi hissediyorum. İnşallah bu savaş sona erer." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Irak Başbakanı Ali Falih Alzaidy ile gerçekleştirdiği görüşmede Kalkınma Yolu Projesi'nde uygulama aşamasına geçilmesi konusunda güçlü iradenin bir kez daha ortaya konulduğunu belirtti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuveyt Savunma Bakanı Şeyh Abdullah Ali Abdullah Al-Salem Al-Sabah ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle "Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama" suçunu işlediği ifade edilen "Fatma Soydaş" hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Konya'da camilerde düzenlenen yaz Kur'an kurslarında çocuklara Kur'an-ı Kerim, temel dini bilgiler, siyer, ahlak ve değerler eğitimi veriliyor.