İstanbul'da "Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" programı gerçekleştirildi
Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen "Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" çalışmaları kapsamında İstanbul'da tesettüre giren 200 kız çocuğu için program düzenlendi.
Başakşehir Şamlar Tabiat Parkı'nda yoğun katılımla gerçekleştirilen programa, tesettüre giren kız çocuklarının yanı sıra aileleri de katılım sağladı.

"Amacımız bu kutlu yola girmiş olan kardeşlerimize ayna olmak"
Hayrunnisa Kaya'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Şeyda Güngen, "Bugünkü programımız, adını kalpten gelen en samimi, en asil ikrardan alıyor. "Niyet Ettim Tesettüre Emrin Başım Üstüne." Bu söz, aslında sıradan bir kabulleniş değil, kulun kendisini yoktan var eden rabbine sunduğu en büyük sadakat beyanıdır. Gözümüzü dünyaya açtığımız andan itibaren çok ses duyuyoruz. Modern dünya, popüler kültür ve çağın geçici akımları bize hep nasıl görünmemiz gerektiğini fısıldar. Ancak mümin bir kadın için tek bir ses ve tek bir hitap vardır. Bu da Ahzab Suresinin örtünme emridir. Zaman zaman bu duruşu sergilerken zorlandığımız, ön yargılarla karşılaştığımız anlar olabilir. İşte o zamanlar için de Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) "Müslüman bir erkek veya kadına bir yorgunluk, hastalık, bir tasa, keder, bir musibet, sıkıntı ve gam isabet etse, hatta ayağına bir diken bile batsa, Allah bunlara karşılık onun günahlarını bağışlar" hadisi bize müjde veriyor. Yine Efendimiz bir başka hadis-i şerifinde, "Cennet, nefse hoş gelmeyen zorluklarla kuşatılmıştır," buyurarak, Allah'ın rızasını kazanma yolundaki her sabrın sonunun ne kadar güzel olacağını bizlere haber verir. Başörtümüz, başımızın üstünde taşıdığımız bir taştır. Çünkü o tacın sahibi, bizi en iyi bilen ve bize şah damarımızdan daha yakın olandır. Bugün bu alanda, bu kutlu duruşun güzelliğini, getirdiği iç huzuru ve bizlere kazandırdığı mümin kimliğini hep birlikte tefekkür ediyoruz. Amacımız bu kutlu yola girmiş olan kardeşlerimize ayna olmak, kalplerimizi tazelemek ve bu yolda yürürken asla yalnız olmadıklarını hatırlamak ve hatırlatmaktır." dedi.

Nesibe İpek'in seslendirdiği şiirin ardından bir konuşma gerçekleştiren Gazeteci Yazar Özkan Yaman, tesettürün insanlık tarihinden bu yana tüm dinlerde olduğunu ancak son 100 yıllık süreçte örtüye karşı bir savaş açıldığını ifade etti.

"1950'lerde Pariste, 1920'lerde İngiltere'de kadınlar örtülüydü"
Yaman, "Tarihin hiçbir yerinde, hiçbir dinde kadınlar açık değildir. İster Yahudi, ister Hristiyan olsun hepsi kapalıydı. Geçmişte çok nadiren bazı toplumlarda çıkmış. Ancak örtüsüzlük, en fazla 100 yıllık bir hikâyedir. Ondan önce Fransız, İngiliz, Alman kadını kapalıydı. Demek ki 100 yıldır bu örtüyü çıkarmaya çalışıyorlar. Şu anda bazı videolar var. İnternette de ulaşılabiliyor. 1950'lerde Paris'te tüm kadınlar kapalıydı. 1920'lerde İngiltere'de kadınlar kapalıydı. Bunlar ister Ortodoks, ister Protestan olsun kapalıydılar. Örtü kaldırılınca türlü türlü sapkınlıklar, ifsat ve ahlaksızlıklar ortaya çıkıyor. Bunu hiçbir şekilde kontrol edemezsiniz." diye konuştu.

"İslam'ın sembollerine, Allah'ın emirlerine sahip çıkmak görevimizdir"
Tarihte örnek alınacak tüm insanların örtülü şahsiyetler olduğunu belirten Yaman, "Bir kızımız kendisini kime benzetmeye çalışır? Kendisini üstün, hatası az olan, üstün, seçkin insanlara benzetmesi gerekir. Dolayısıyla bir kızımı kendisini Hazreti Meryem'e, bir kızımız Hazreti Hatice annemize, bir kısımız Hazreti Fatıma, Hazreti Aişe'ye benzetecek. Çünkü kime sorsanız yeryüzünde en üstün kadınlar bunlardır. Fransız'a da sorsanız yeryüzünün en üstün insanının bir şarkıcı olduğunu söylemez. Peki, bu üstün olanlar örtülü müydü? Evet, hepsi örtülüydü. Hiçbir Hristiyan Hazreti Meryem'in açık olduğunu söyleyemez. Demek ki kendimizi yüce insanlara benzetmek istiyorsak o da bizi örtünmeye götürür. Allah'u Teâlâ, İslam'ın şiarlarına hürmet etmenin kalplerin takvasından olduğunu buyurur. Örneğin Kâbe İslam'ın bir sembolüdür. Arafat, Safa, Merve, kurban, ezan, minare birer semboldür. Ramazan ayındaki iftar bir semboldür. Bunlar ne kadar arttırılsa Allah'a yakınlığımızı gösterir. Bunların içerisinde günümüzde en açık sembollerden birisi de örtüdür. Onun için birileri bundan rahatsız oluyorlar. İslam'ın sembollerine, Allah'ın emirlerine sahip çıkmak görevimizdir." şeklinde konuştu.

Örtünmeye başlayanlara çeşitli hediyelerin verildiği programın sonunda ise katılımcılara patlamış mısır, pamuk şeker, kek gibi ikramlar yapıldı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İnönü Üniversitesinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve kurumsal temsilin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Yönetici Liderlik Eğitim Programı kapsamında, 2 gün süren "Protokol, Davranış ve Temsil Kuralları" eğitimi tamamlandı.
Isparta'da hakkında "bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan 24 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişi, polis ekiplerince yakalandı.
Peygamber Sevdalıları Vakfı Payas Temsilciliği, düzenlenen törenle hizmete açıldı.