Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına İTÜ'den tepki
Azerbaycan'da 21 Eylül'de başlayan yeni kıyafet yönetmeliği gereğince öğrencilerin okula başörtüsüyle alınmamasına bir tepki de İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinden geldi.
İTÜ Camii önünde toplanan öğrenciler, ellerinde başörtüsüne özgürlük ile ilgili yazıların yer aldığı pankartlar ile "Hicaba Azatlık" sloganları eşliğinde gerçekleştirdikleri yürüyüşün ardından basın açıklaması düzenledi.
"O paslı kilitler yalnızca bir binanın kapısına değil ümmetin geleceğine vurulmuştur"
Öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Mehmet Urhan, "Bugün burada, coğrafyalarımızı aşan, yüreklerimizi dağlayan ve inancımıza alenen savaş açan bir zulme dur demek, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olmayacağımızı tüm dünyaya ve despot zihniyetlere haykırmak için toplanmış bulunuyoruz. Kardeş ülke can Azerbaycan'da, 'Bir millet, iki devlet' şiarıyla bağrımıza bastığımız o aziz topraklarda, tarihin utanç sayfalarına kazınacak kara bir lekeye şahitlik ediyoruz. Yürekleri ilim aşkıyla çarpan, ellerinde kitapları, dillerinde dualarıyla okullarına gitmek isteyen kız kardeşlerimiz ve öğretmen ablalarımız, sırf inançlarının gereği olan başörtülerini taktıkları için okul kapılarından geri çevrilmektedir. Okul demirlerine vurulan o paslı kilitler, yalnızca bir binanın kapısına değil; bu ümmetin geleceğine, Azerbaycan halkının manevi köklerine ve en temel insan haklarından olan eğitim hürriyetine vurulmuştur." dedi.
"Okul demirlerine vurulan o paslı kilitler"
Yasakçı zihniyet, tecrit ve asimilasyon politikasına yabancı olmadıklarını belirten Urhan, "Biz bu müstemleke refleksini, bu İslâm düşmanlığını çok iyi tanıyoruz. Çok uzağa gitmeye gerek yok; yakın geçmişte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de aynı kirli oyun sahneye konulmuştu. Orada da inançlı kızlarımızın başörtüleri eğitime 'tehdit' olarak görülmüş, 'laiklik ve çağdaşlık' maskesi altında Müslüman Kıbrıs halkının evlatları okullarından koparılmak, inançları ile gelecekleri arasında amansız bir tercihe zorlanmak istenmişti. Ancak tarih şahittir ki;, Allah'ın emirlerine karşı gelenler elbet mağlup olmuştur. Bugün Azerbaycan'da kızlarımızın başındaki örtüye el uzatanlar da aynı hüsranı yaşayacaklardır. Bosna'dan Hazar'a kadar bu toprakların mayası İslam'dır, imandır, şehitlerin kanıdır. Şehit kanıyla sulanmış bir ülkede, o şehitlerin emaneti olan kız çocuklarının başörtüsüne el uzatmak, necip Azerbaycan milletinin ruhuna ihanet etmektir." diye konuştu.
"Başörtüsü; kadının iffeti, onuru, şahsiyeti ve bu toprakların sarsılmaz kalesidir"
Söz konusu yasağa ilişkin Azerbaycan'daki karar alıcı mercilere de seslenen Urhan, "Ey adaleti ve hukuku çiğneyen karar alıcılar! Ey zulmün mimarları! Sizler, kız çocuklarını eğitimsiz bırakarak mı muasır medeniyete ulaşacaksınız? Bir toplumun en masum, en temiz fidanlarını, sırf Rablerinin emrine itaat ettikleri için sınıflardan kovarak mı "aydınlık" bir gelecek inşa edeceksiniz? Öğretmenleri okul kapılarından geçirmedikçe mi çocukları eğiteceksiniz? Köhne zihinlerinizin çok umduğu karanlık yarınlar; kız kardeşlerimizin ve ablalarımızın gözyaşları üzerine mi kurulacak? Başörtüsü, bir bez parçası değildir! Başörtüsü; kadının iffeti, onuru, şahsiyeti ve bu toprakların sarsılmaz kalesidir. Bir devletin asli vazifesi, kendi inançlı evlatlarını kamusal alandan silmek, onlara adeta birer 'parya' muamelesi yapmak değildir. Devlet, vatandaşının inancını yaşama ve eğitim alma hakkını teminat altına almakla mükelleftir. Bugün Azerbaycan'da okullarda uygulanan bu başörtüsü yasağı, evrensel insan hakları beyannamelerini, inanç hürriyetini, hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alan ve Siyonizm’e hizmet eden bir uygulamadır." şeklinde konuştu.
"Hakkı gasp edilen tüm öğrencilerimizin eğitim hakları derhal ve şartsız olarak iade edilmelidir"
Urhan, "Bizim siyasetimiz, gücün ve tahakkümün değil; adaletin, merhametin ve İslam’ın izzetinin siyasetidir. Bizler biliyoruz ki; eğitim talep etmek kadın-erkek her Müslüman’a farzdır. İnancından ötürü bir evladımızın ilim yuvasından mahrum bırakılması, ilahi adalete açılmış bir savaştır. Ve yine biliyoruz ki, Allah’ın emrine savaş açan hiçbir güç iflah olmamıştır, olmayacaktır! Buradan, Azerbaycan'daki o yiğit, o vakur, o inançlı kız kardeşlerimize ve ablalarımıza sesleniyoruz. Asla yalnız değilsiniz! Sizin omuzlarınıza binen yük, ümmetin namusudur. Okul kapılarında döktüğünüz her damla gözyaşı, zalimlerin tahtını sarsacak birer tufandır. Sizler, sadece kendi eğitim hakkınızı değil; bir milletin manevi bağımsızlığını savunuyorsunuz. Başınızı dik tutun! Çiğnetmediğiniz o örtü, yarınların özgür ve güçlü Azerbaycan’ının bayrağı olacaktır. Bizler, bu zulüm son bulana, okul kapılarındaki o utanç kilitleri sökülüp atılana ve tek bir başörtülü kardeşimiz dahi inancından taviz vermeden özgürce sınıfına girebilene dek bu davanın takipçisi olacağız. Ne Türkiye'deki geçmiş dayatmalara boyun eğdik, ne de Azerbaycan'daki bu modern firavunluğa sessiz kalacağız. Hakkı gasp edilen tüm öğrencilerimizin eğitim hakları derhal ve şartsız olarak iade edilmelidir. İnanç hürriyetine vurulan bu prangalar derhal kırılmalıdır! Unutulmasın ki; imanıyla okuyan bir neslin önünde hiçbir güç, hiçbir kilit, hiçbir yasak duramaz." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla, atama ve görevden alma kararları Resmî Gazete'de yayımlandı.
Isparta'nın Sütçüler ilçesindeki Yazılı Kanyon'da mahsur kalan 10 kişi, ekiplerin çalışmasıyla kurtarıldı.
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türkiye karasularına geri itilen 36 düzensiz göçmen kurtarıldı.
İzmir'in Karaburun ve Urla ilçelerinde Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerince aralarında çocukların da bulunduğu 105 düzensiz göçmen yakalandı.