Soykırım zanlısına Avrupa koridoru: İnsan hakları savunucuları nerede?
Gazze'deki soykırım nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan Binyamin Netanyahu, Roma Statüsü'ne taraf üç Avrupa ülkesinin hava sahasını sorunsuz kullanarak ABD'ye gitti. "Uluslararası hukuk" söylemleri bir kez daha siyasi çıkarların gölgesinde kaldı.
Gazze'de on binlerce Filistinlinin şehit edilmesinden sorumlu tutulan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan siyonist rejim lideri Binyamin Netanyahu, Washington'a yaptığı son ziyarette Avrupa'nın çifte standardını gözler önüne serdi.
Uçuş takip verilerine göre Netanyahu'nun "Wing of Zion" adlı özel uçağı, Roma Statüsü'ne taraf olan ve UCM kararlarını uygulamakla yükümlü bulunan Yunanistan, İtalya ve Fransa hava sahasından geçerek ABD'ye ulaştı. Söz konusu ülkeler mahkemenin yetkisini tanımalarına rağmen hava sahalarını kapatmadı ve herhangi bir girişimde bulunmadı.
Bu tablo, Gazze'de süren yıkım karşısında insan hakları ve uluslararası hukuk vurgusu yapan Avrupa başkentlerinin söylemleriyle uygulamaları arasındaki derin çelişkiyi bir kez daha ortaya koydu. Aynı ülkeler, farklı coğrafyalarda insan hakları ihlalleri gerekçesiyle yaptırım çağrıları yaparken, Filistin söz konusu olduğunda sessiz kalmayı tercih ediyor.
Netanyahu'nun geçmişte bazı ülke hava sahalarından kaçındığı bilinirken, son dönemde özellikle ABD ile yakın koordinasyon içinde hareket ettiği görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump ile yapılacak görüşmede İran dosyası ve bölgesel gelişmelerin ele alınması bekleniyor. Ancak ziyaretin gölgesinde, Gazze'de devam eden yıkım ve sivil kayıplar bulunuyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 21 Kasım 2024'te Netanyahu ve eski siyonist savaş bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yakalama kararı çıkarmıştı. Buna rağmen Avrupa ülkelerinin pratikte hiçbir adım atmaması, "kurallara dayalı uluslararası sistem" söyleminin Filistin söz konusu olduğunda askıya alındığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Gazze'de altyapının büyük bölümü yerle bir edilmiş, on binlerce Filistinli şehit edilmişken; Avrupa'nın hava koridorunu açık tutması, yalnızca hukuki bir ihmal değil, aynı zamanda siyasi bir tercihe işaret ediyor. Bu tercih ise insan hakları savunuculuğunun evrensel değil, seçici uygulandığı gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'yi yönetmek üzere kurulan Filistin Ulusal (teknokrat) Komitesi'nin 25 gündür bölgeye girişine izin verilmedi. İşgalcilerin engellemeleri ve yapısal eksiklikler süreci kilitlerken, iki milyondan fazla Filistinli komitenin göreve başlamasını bekliyor.
HAMAS yöneticisi Usame Hamdan, Gazze'ye gönderilmesi planlanan uluslararası güçlerin yalnızca sınır hattında görev yapabileceğini, iç yönetime müdahalenin kabul edilmeyeceğini söyledi. Hamdan, direnişin silahının ise işgal sona ermeden bırakılmayacağını vurguladı.
Siyonist rejimin, Gazze'de kendi halkına ihanet eden ve işgalcilerle hareket eden Ebu Şebab çetesine Refah Sınır Kapısı'nda Filistinlileri arama yetkisi verdiği ortaya çıktı. Çete unsurlarının işgalcilerin koruması altında hareket ettiği bildirildi.
Siyonist rejimin 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik sürdürdüğü saldırılarda şehit sayısı 72 bin 45'e, yaralı sayısı ise 171 bin 686'ya ulaştı.