Siyonist Yahudilerden Mescid-i Aksa'ya provokatif baskın
Siyonist Yahudiler ve bazı hahamlar, sabah saatlerinde Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Baskın sırasında "dini" ritüeller gerçekleştiren grupların provokatif gösteriler yaptığı görüldü.
İşgal altındaki Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, sabah saatlerinde bir grup siyonist Yahudi ve hahamın baskınına sahne oldu.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, onlarca Yahudi'nin Mescid-i Aksa'nın avlularına girerek çeşitli "dini" ritüeller gerçekleştirdiği ve toplu halde dans ettiği görüldü.
Görüntülerde yer alan bazı hahamların da gruba eşlik ettiği dikkat çekti.
Siyonist Yahudiler ve bazı hahamlar, sabah saatlerinde Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Baskın sırasında "dini" ritüeller gerçekleştiren grupların provokatif gösteriler yaptığı görüldü. pic.twitter.com/KjgxWWfFpe
— İLKHA Video (@ilkhavideo) 15 Haziran 2026
Filistinliler tarafından provokasyon olarak değerlendirilen baskının, işgal altındaki Kudüs'te gerilimin sürdüğü bir dönemde gerçekleşmesi tepki çekti.
Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar, Filistinliler ve İslam dünyası tarafından kutsal mekânın tarihi ve hukuki statüsüne yönelik ihlal girişimleri olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'deki sağlık kaynakları, siyonist rejimin 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda şehit olanların sayısının 73 bin 3'e, yaralı sayısının ise 173 bin 252'ye ulaştığını açıkladı.
Gazze'de Filistinli bir kadın şehit olurken, Batı Şeria'da Yahudi çeteler evlere saldırdı ve ırkçı sloganlar yazdı. Ramallah yakınlarında ise işgalciler bir geçim kaynağını yıkarak aileleri gelirinden etti.
Londra'da düzenlenen ve Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerdeki "gayrimenkullerin" tanıtıldığı etkinlik, parlamenterler, insan hakları savunucuları ve belediye yetkililerinin tepkisini çekerken, İngiltere hükümeti hukuki ve diplomatik baskı altında kaldı.