HAKSİAD Batman Şube Başkanı Çetiz: Faiz sisteminin Türkiye'nin gündeminden kökten çıkarılması gerekir
Hak Sanayici ve İşadamları Derneği (HAKSİAD) Batman Şube Başkanı Cemal Çetiz, faiz sisteminin üretim, istihdam ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak faiz sisteminin Türkiye'nin gündeminden kökten çıkarılması gerektiğini söyledi.
İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulunan HAKSİAD Batman Şube Başkanı Cemal Çetiz, faizin yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını, toplumsal huzur ve dayanışmayı da etkilediğini ifade etti.
Çetiz, HÜDA PAR'ın "Faizsiz Türkiye" çağrısını hatırlatarak, faiz konusunun yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Faizin üretim ve istihdamı olumsuz etkilediğini belirten Çetiz, insanların üretim yapmak ve iş kurmak yerine paradan para kazanma anlayışına yönelmesinin ekonomik faaliyetleri zayıflattığını söyledi.
Faizle birlikte tefecilik ve ekonomik sıkıntıların yaygınlaştığını vurgulayan Çetiz, faize karşı olan kesimlerin bir araya gelerek "Bu faiz belasından nasıl kurtulacağız?" sorusuna cevap araması gerektiğini kaydetti.
Faiz sisteminin Türkiye'nin gündeminden kökten çıkarılması için çalışmaların vakit kaybetmeden başlatılması çağrısında bulunan Çetiz, ayrıca üretim ve istihdamın güçlenmesi, insanların helalinden kazanç elde etmesi ve yardımlaşma anlayışının yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi.
"Faiz başlı başına bir sorundur"
Faizin üretim ve istihdamın önünde önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Çetiz, şöyle konuştu:
"Faiz başlı başına bir sorundur. Gerçekten de faiz olduğunda işler, ekonomi, üretim ve istihdam durur. Çünkü insanlar işin haram boyutundan ziyade kolay para kazanma, yani paradan para kazanma mantığıyla hareket ettiğinde ne üretim ne istihdam olur ne de insanlar alışveriş yapar. Herkes kendini faize kaptırıp paradan para kazanma peşine düşer. Bu da sonuç itibarıyla hem ekonomi hem devlet hem millet hem de esnaf için son derece pişmanlık ve sıkıntı verici, öngörülemez bir karanlığın dibine yuvarlanmak demektir."
"Faiz nasıl yok edilecek anlayışıyla hareket etmek gerekir"
Faiz sisteminin üretimden uzaklaşmaya neden olduğunu dile getiren Çetiz, şöyle devam etti:
"Faiz sistemi gerçekten berbat bir sistemdir. Paradan para kazanma mantığı çok kötüdür; faiz olunca diğer işler yürümez. İnsanlar üretimden, iş yapmaktan, fabrika kurmaktan, iş yükünü sırtlamaktan ve işçi çalıştırmaktan imtina edip kolay yoldan para kazanma peşine düşer. Faiz yükseliyor ya da düşüyor derken bu durum 100 yıldır ülkemizin başına bela olmuş, kangren hâline gelmiş bir musibettir. Ancak 'Faiz düşecek mi, yükselecek mi?' mantığından ziyade 'Faiz nasıl yok edilecek?' anlayışıyla hareket etmek gerekir. Hem yetki makamında olanların hem de halkın bu faizi bu milletin sırtından nasıl çekip alabileceğimizi düşünmesi lazımdır. 'Bu faiz nasıl bitecek, faiz anlayışından nasıl kurtulacağız?' sorusunu birbirimize sormamız gerekir."
"Niye faizden kurtulmuyoruz?"
HÜDA PAR'ın faiz konusundaki çağrısına da değinen Çetiz, faiz sisteminin ekonomik ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Geçenlerde HÜDA PAR, gerçekten çok güzel bir çağrıda bulundu: 'Terörsüz Türkiye diyoruz da niye faizsiz Türkiye demiyoruz? Niye faizden kurtulmuyoruz?' Faizin olduğu yerde her türlü olumsuzluk yaşanır; huzur da kaçar, çalışma azmi de biter, ekonomi de çöker. İnsanlar acımasızlaşır, tefecilik yaygınlaşır. İnsanın huzurunu kaçıracak bütün kötü alışkanlıklar faizle birlikte ortaya çıkar."
"Faiz bitsin ki bu ülkede üretim ve istihdam olsun"
Faize karşı olan kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Çetiz "Faize karşı olanların mutlaka bir araya gelip 'Bu faiz belasından nasıl kurtulacağız?' mantığıyla hareket etmesi gerekir. Faizi bir daha önümüze koymayalım; faiz bitsin ki bu ülkede üretim ve istihdam olsun, ekonomi canlansın, insanlar alışveriş yapsın, helalinden kazansın. İnsanlar birbirine merhametle baksın, 'karz-ı hasen' dediğimiz Allah rızası için yardımlaşma anlayışını yaşatsın. Bu şekilde hareket edersek hem biz hem halkımız hem de ülkemiz bu faiz belasından kurtulmuş olur." dedi.
"Faiz belasından kurtulmaları gerekir"
Hükümetin faiz konusunda adım atması gerektiğini vurgulayan Çetiz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümeti yönetenlerin, eğer gerçekten bu ülkenin menfaatini ve huzurunu istiyorlarsa ki mutlaka istiyorlardır, faiz belasından kurtulmaları gerekir. 'Dünya ekonomisi ne diyor?' diye bakmamak lazım. Yüzyıldır bu faiz belası halkımızı sömürdü. Son zamanlardaki intihar olaylarını, özellikle son fon krizinde insanların nasıl acımasızca sömürüldüğünü, milyar dolarları alıp yurt dışına nasıl kaçtıklarını, yetki makamı sahiplerinin nefislerine nasıl yenildiğini ve insanları nasıl sömürdüklerini hepimiz görüyor ve şahit oluyoruz."
"Faiz sisteminin Türkiye'nin gündeminden kökten çıkarılması için gerekli çalışmalar başlatılmalı"
Çetiz, konuşmasının sonunda şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanının ve ekibinin buna 'dur' demesi gerekir ki elhamdülillah 'dur' diyorlar; bu da bizi sevindiriyor. Ancak bu iş nereye uzanırsa uzansın; bu meseleyle ilgili kimin parmağı, kimin dahli varsa mutlaka hukuk önünde hesap vermelidir. Ayrıca faiz sisteminin Türkiye'nin gündeminden kökten çıkarılması için gerekli çalışmaların vakit kaybetmeden başlatılması gerektiğini düşünüyoruz." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiye sürecinde oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağını, ekim ayında küçük yatırımcılara 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapılabileceğini açıkladı.
Türkiye'nin doğal gaz ithalatı Ağustos 2026'da yıllık yüzde 31 azalarak 2,756 milyar metreküpe indi ve son 20 yılın en düşük seviyesini gördü.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileriyle bir araya gelerek Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkilerinin güncel gündemini değerlendirdi. Görüşmede Gümrük Birliği, ticari engeller ve AB'nin “Made in EU” politikaları kapsamında hazırlanan Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı ele alındı.