Altındaki gerileme geçici mi? Kuyumcular beklentilerini açıkladı
Altındaki gerilemenin küresel enerji krizi ve bölgesel gelişmelerle bağlantılı olduğunu belirten kuyumcular, vatandaşlara acil ihtiyaçları olmadığı sürece altınlarını bozdurmamaları tavsiyesinde bulundu.
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan kuyumcular, son dönemde altın piyasalarında yaşanan dalgalanmaları değerlendirdi. Altın fiyatlarındaki düşüşün geçmiş dönemlerdeki savaş ve kriz süreçlerinden farklı bir seyir izlediğini belirten kuyumcular, yaşanan gelişmelerin enerji piyasalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Son aylarda küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gelişmeler, emtia ve değerli maden fiyatlarında dalgalanmalara neden olurken, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın da bu süreçten etkilendi.
Özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin ardından altın fiyatlarında beklenen yükselişin gerçekleşmemesi dikkat çekerken, Batmanlı kuyumcular bu durumun nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kuyumcular, piyasadaki hareketliliğin geçici olabileceğini belirterek vatandaşlara panikle hareket etmemeleri yönünde çağrıda bulundu.

Eyyüp Başaran
"Geçmişte gerginlikler altını yükseltirken, bu kez düşüş yaşandı"
Son yıllarda altın fiyatlarının istikrarlı bir yükseliş gösterdiğini belirten kuyumcu esnafı Eyyüp Başaran, "Son 3 yıldır altın sürekli yükseliş gösterdi ve bu yükselişin devam edeceğine toplumun büyük bir kısmı inandı. Bizim öngörümüz de bu yöndeydi. Bunun temel sebebi ise dünyadaki gerginliklerdi. Bugüne kadar genel olarak bu durum böyle devam etti. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir gerginlik, kısa sürede diğer bölgelere de yansıyabiliyor ve bu durum altın piyasalarını doğrudan etkiliyordu. Ancak son dönemde farklı bir durumla karşılaştık. Özellikle israil, ABD ve İran arasındaki gerginlik, altının daha da yükseleceğini beklerken tam tersine düştüğüne şahit olduk. Bu durum piyasalarda şaşkınlık yarattı. Çünkü bugüne kadar yaşanan gerginlikler altının yükselmesine neden olurken, bu kez düşüş yaşandı." dedi.

"Enerji krizi altın piyasalarını etkiledi"
Yaşanan gelişmelerin enerji piyasalarıyla bağlantılı olduğunu ifade eden Başaran, şöyle devam etti:
"Daha sonra bu savaşın farklı bir yönü olduğunu gördük. Dünya piyasalarında bir enerji krizine yol açtığı anlaşıldı ve altının düşüşünün de bu durumla bağlantılı olduğu değerlendirildi. Altının neden düştüğüne dair biraz daha ayrıntıya girmek gerekirse; Körfez ülkeleri dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer almaktadır ve gelirlerinin büyük bölümü enerjiye dayanmaktadır. Enerji ihracat yollarının kapanması, dünya genelinde enerji sıkıntısına neden oldu. Bu sıkıntı ortaya çıkınca birçok ülkenin kaynakları enerjiye yönelmeye başladı."

"Kaynakların enerjiye yönelmesi altını baskıladı"
Uzman değerlendirmelerine dikkat çeken Başaran, altındaki düşüşü şu sözlerle yorumladı:
"Uzmanların değerlendirmelerine göre, gelir kaynakları sınırlı olan bazı ülkeler bu süreçte ellerindeki altın rezervlerinin bir kısmını kullanmak veya satmak zorunda kaldılar. Körfez ülkelerinin gelirleri ağırlıklı olarak enerji ve turizme dayanmaktadır. Bu alanlarda yaşanan sorunların da altın piyasalarını etkilediği düşünülmektedir. Altındaki düşüşü bu gelişmelere bağlıyoruz. Bu durumun garip görünmesinin nedeni, geçmişte yaşanan gerginliklerde paranın güvenli liman olarak görülen altına yönelmesiydi. Ancak bu kez kaynakların enerjiye kaydığı görülüyor ve altının düşüşü de buna bağlanıyor."
"Vatandaşlar altınlarını bozdurmak için acele etmemeli"
Körfez krizinin sona ermesinin ardından altının yeniden yükselişe geçeceğine inandıklarını dile getiren Başaran, "Körfez krizinin sona ermesinin ardından altının yeniden yükselişe geçeceğine inanıyoruz. Öngörümüz bu yöndedir. Altın son dönemde kilogram bazında 8 bin 200 seviyelerine kadar yükselmişti. Daha sonra 6 bin seviyesinin altına düştüğüne de şahit olduk. Bu nedenle piyasada ciddi dalgalanmalar yaşanıyor. Vatandaşlara tavsiyemiz, mecbur kalmadıkları sürece ellerindeki altını bozdurmamalarıdır. Bu kriz sonrasında altının yeniden yükseleceğine inanıyoruz. Elbette yaşanan dalgalanmalar bazı kişilerde endişe yaratabiliyor ve daha fazla düşüş olacağı korkusuyla satış yapanlar da bulunuyor. Ancak bizim tavsiyemiz sabırlı olunması yönündedir." diye konuştu.

Ramazan Şebay
"Bu süreç normal bir savaşın sonucu değil"
Bir diğer kuyumcu esnafı Ramazan Şebay ise "Normal şartlarda savaş dönemlerinde altın yükselir. İnsanların bu süreçte yanıldığı nokta da burasıdır. Şu anda yaşanan İran–Amerika geriliminin normal bir savaş olmadığını düşünüyoruz. Bunun daha çok bir petrol savaşı olduğunu, hatta bir nevi anlaşmalı bir savaş gibi değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. Petrol savaşı olması, petrol fiyatlarının yükselmesi anlamına gelir. Petrol fiyatlarının yükselmesi ise enflasyonun artmasına neden olur. Bunun altın üzerinde ters yönde bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Şu anda yaşanan süreçte de petrolün ve enflasyonun yükselmesine karşılık altının düştüğünü görüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Savaş sona ererse altın yeniden yükselişe geçebilir"
Altındaki düşüşün geçici olduğunu düşündüğünü belirten Şebay, şu ifadeleri kullandı:
"Bu savaş sürdüğü sürece altının düşük seviyelerde kalabileceğini düşünüyoruz. Altının yeniden yükselişe geçebilmesi için öncelikle bu savaşın sona ermesi gerektiğine inanıyoruz. Körfez ülkelerinde yaşanan kriz nedeniyle ortaya çıkan durumun sonucunda piyasalarda beklenenin tam tersi bir tablo oluştu. Bu savaş, bir tarafın petrol gelirlerini artırırken diğer taraftan altının değer kaybetmesine neden oluyor. Bu süreçten fayda sağlayan ülkeler olduğu gibi zarar gören ülkeler ve vatandaşlar da bulunmaktadır."
"İhtiyacı olmayanlar altınlarını satmamalı"
Vatandaşların panikle hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Şebay, "Altındaki düşüşün ne kadar süreceği sorusuna gelirsek; benim şahsi görüşüm, bu durumun en fazla bir ay daha devam edeceği yönündedir. Sonrasında altının yeniden yavaş yavaş yükselişe geçeceğini düşünüyorum. Bu nedenle vatandaşların paniğe kapılarak altınlarını satmamaları gerektiğini düşünüyorum. Altınlarını elden çıkaranların ileride pişman olabileceklerini ve aynı miktarda altını tekrar yerine koymakta zorlanabileceklerini değerlendiriyorum." dedi.

"Vatandaş satış yapıyor, alım ise oldukça düşük"
Piyasadaki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şebay "Şu anda vatandaşların büyük bölümü altın alımından çok satış yapıyor. Ancak bunun temel nedeni ihtiyaçtır. İnsanlar zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için ellerindeki altınları satmak durumunda kalıyorlar. Alış işlemleri ise oldukça düşük seviyelerde. İnsanların alım gücü zayıflamış durumda ve birçok kişi ekonomik ihtiyaçları nedeniyle mevcut birikimlerini kullanmak zorunda kalıyor. Bu konuda tek tavsiyem, acil ihtiyacı olmayan kişilerin altınlarını satmamasıdır. Altının fiyatına baktığımızda, ocak aylarında yaklaşık 8 bin seviyelerine kadar çıktığını gördük. Şu an ise yaklaşık 6 bin seviyelerinde işlem görüyor. Bu da yaklaşık yüzde 20 civarında bir düşüş anlamına geliyor. Bu oran oldukça dikkat çekici bir düşüştür." şeklinde konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye müteahhitlik firmalarının Kuzey Makedonya’da yaklaşık 2 milyar dolar değerinde proje üstlendiğini ve 45 projeyi başarıyla tamamladığını söyledi.
HAKSİAD’ın 6’ncı İş Dünyası Buluşmaları, 25-28 Haziran tarihleri arasında Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenecek. Zirvede ekonomi, dijital dönüşüm ve ticari iş birlikleri ele alınacak.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, nisanda cari işlemler açığının yüzde 32,6 düşüşle 5,7 milyar dolara gerilediğini, yıllıklandırılmış açığın ise 37 milyar dolar seviyesine indiğini açıkladı.