Trump, Netanyahu’ya ne vaat etti? İran mutabakatının perde arkasındaki soru işaretleri
ABD ile İran arasında varılan ateşkes ve mutabakatın ardından gözler, savaşın başında dile getirilen sert hedeflerle ortaya çıkan sonuçlar arasındaki farklara çevrildi. Bölgede en çok tartışılan soru ise şu oldu: Trump, Netanyahu’yu bu uzlaşmaya ikna etmek için ne vaat etti?
İran ile ABD arasında sağlanan ateşkes ve sonrasında gündeme gelen mutabakat iddiaları, savaşın başlangıcında açıklanan hedeflerle ortaya çıkan tablo arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme taşıdı.
Savaşın ilk günlerinde ABD ve siyonist rejim cephesinden İran’da rejim değişikliği, nükleer programın tamamen ortadan kaldırılması, balistik füze kapasitesinin sonlandırılması ve bölgedeki müttefik güçlerin etkisiz hale getirilmesi gibi iddialı hedefler dillendiriliyordu.
Ancak çatışmaların ardından ortaya çıkan tablo, bu hedeflerin gerçekleşmediğine işaret ediyor. İran’ın bölgesel müttefiklerinin tasfiye edilmediği, Tahran’ın ise doğrudan karşılık verebilen bir güç olarak yeni caydırıcılık denklemleri oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.
Bazı siyasi çevreler, ateşkes sonrasında gündeme gelen olası düzenlemelerin İran açısından önemli kazanımlar içerdiğini belirtiyor. Bu değerlendirmelerde, yaptırımların hafifletilmesi, dondurulmuş fonların serbest bırakılması, petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların gevşetilmesi ve savaşın yol açtığı yıkımın onarılmasına yönelik projelerin konuşulmasının dikkat çekici olduğu belirtiliyor.
Bu durum, savaşın başındaki sert söylemlerle sonrasında ortaya çıkan uzlaşma zemini arasındaki farkın nedenlerini sorgulayan tartışmaları beraberinde getirdi. Analistler, enerji fiyatlarının yükselmesi, savaşın uzama ihtimali ve bölgesel çatışmanın kontrolden çıkma riskinin Washington üzerinde baskı oluşturmuş olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte bazı yorumcular, yaşananların kalıcı bir barıştan çok stratejik bir mola olabileceğini öne sürüyor. Buna göre mevcut mutabakat, tarafların yeniden pozisyon almasına imkân tanıyan geçici bir süreç olarak görülüyor.
Öte yandan bölgede İbrahim Anlaşmaları’nın yeniden canlandırılması, enerji koridorları ve yeni ekonomik projeler gibi başlıkların gündeme gelmesi, ateşkesin yalnızca askeri değil jeopolitik hesaplarla da bağlantılı olabileceği yorumlarına yol açıyor.
Temel soru ise cevabını henüz bulmuş değil: Savaşın başında çok daha sert hedefler dile getiren siyonist rejim yönetimi, ortaya çıkan mutabakatı neden kabul etti ve bunun karşılığında hangi siyasi ya da stratejik güvenceleri aldı?
Şimdilik bu soruya ilişkin somut bir yanıt bulunmuyor. Ancak bölgedeki gelişmeler, mevcut ateşkesin nihai bir son mu yoksa daha kapsamlı hesaplaşmalar öncesinde geçici bir durak mı olduğu tartışmasını canlı tutmaya devam ediyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Fransa Sağlık Bakanlığı, ülkede Ebola virüsü taşıyan bir vakanın tespit edildiğini duyurdu.
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, bu hafta sona eren İşçi Partisi toplantısında yaptığı değerlendirmede, ülkenin nükleer savunma kapasitesini istikrarlı biçimde genişletmesinin mevcut uluslararası koşullarda en doğru ve en etkili yol olduğunu belirtti.
Avrupa Birliği yetkilileri ile Afganistan İslam Emirliği heyeti Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmeleri tamamladı. Taraflar, iltica başvuruları reddedilen Afganların geri gönderilmesi, konsolosluk hizmetleri ve göç alanındaki iş birliği başlıklarını ele aldı.