Rusya: Orta Doğu'daki gerilim Filistin meselesini kalıcı bir çözümsüzlüğe itmek için kullanılıyor
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Orta Doğu'daki durumun yakın zamanda düzelmesinin olası görünmediğini, Orta Doğu'daki mevcut gerilimin Filistin meselesini kalıcı bir çözümsüzlüğe itmek için kullanıldığını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Orta Doğu'daki mevcut gerilimin Filistin meselesini kalıcı bir çözümsüzlüğe itmek için kullanıldığını belirtti.
Valday Tartışma Kulübü’nde konuşan Lavrov, ABD’nin Abraham Anlaşmaları ile Filistin devletinin kurulmasını öngören 2002 Arap Barış Girişimi'ni altüst ettiğini ifade etti.
Trump’ın Gazze planını insani açıdan desteklediklerini ancak siyasi ve askeri belirsizliklerin büyük risk taşıdığını vurgulayan Lavrov, bölgenin istikrarı için İran ve Körfez ülkelerinin ilişkilerinin iyileşmesi gerektiğine dikkat çekti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Orta Doğu'daki tüm olayların, Filistin meselesinin çözüm sürecini engelleme yöneliminde gerçekleştiğini belirterek, "Tüm inisiyatiflere rağmen bölgenin bu aşamada sakinleşeceğini sanmıyorum" ifadelerini kullandı.
Lavrov, Orta Doğu bölgesindeki durumla ilgili "Tüm inisiyatiflere rağmen, bölgenin bu aşamada sakinleşeceğini sanmıyorum. Arap Baharı'ndan sonra sakinleştirecek yönelimi görmüyoruz. Bölgedeki tüm olaylar, Filistin meselesinin çözüm sürecini çıkmaza sokma yöneliminde gerçekleşiyor." dedi.
Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin eskiden de Abraham Anlaşması'nı desteklediğine işaret ederek, "Suudi Arabistan'ın 2002 tarihli Arap Barış Girişimi alt üst edildi. Bu girişim, Filistin Devleti'nin kurulmasını ve Arap dünyasının İsrail'i tanımasını öngörüyordu. Herkes bunun olacağını umuyordu. Abraham Anlaşmaları ise bu süreci kökten değiştirdi. Herkes israil'i tanıyacak, sonrasına ise bakılacaktı. Bunun ne anlama geldiğini şimdi izliyoruz." diye belirtti.
Trump'ın Gazze Şeridi ile ilgili Barış Planı'nı desteklediklerini dile getiren Lavrov, bunun, kanın dökülmesinin engellenmesini ve esir sorununun çözülmesini öngördüğüne işaret etti.
Lavrov, bu hususların önemli olduğunu ancak Gazze'de şiddetin devam ettiğini vurgulayarak, "israil askerlerinin Gazze Şeridi'nden çıkarılması, insani yardım sürecinin organize edilmesi ve Gazze'de yönetim organizasyonu dahil bu planın diğer kısımlarında hiçbir netlik yok." şeklinde konuştu.
Trump'ın Gazze barış planı çerçevesinde "Barış Kurulu"nun ve bu kurula bağlı Filistinli teknokratların yer aldığı yönetim yapısının oluşturulduğuna dikkati çeken Lavrov, "Bunun gerçek yetkilerin ne olduğu bilinmiyor. Bu konuların netleştirileceğini umuyoruz." dedi.
Lavrov, ABD’nin Gazze barış planının ikinci aşamasına geçildiğini duyurduğunu ancak Filistin Devleti'nin kurulmasının en önemli konu olarak kalmaya devam ettiğini söyledi.
İran ile ilgili duruma değinen Lavrov, "Bu durumu dikkatle takip ediyoruz. Umman yönetiminin arabuluculuk girişimlerini memnuniyetle karşılıyoruz. Durumun barış yoluyla çözülmesinden yanayız." diye belirtti.
İranlı ortaklarıyla sürekli temas halinde olduklarını dile getiren Lavrov, "İran'ın geleceği konusunda endişeliyiz. İran ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) arasındaki ilişkilerin tamamıyla iyileştirilmesinden yanayız." diye konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
HAMAS Sözcüsü Hazım Kasım, işgal rejiminin 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesi sahte bahanelerle ihlal ederek Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirterek, ara buluculara ihlallerin durdurulması için müdahale çağrısı yaptı.
Kassam Tugayları'nın sözcüsü Ebu Ubeyde (yeni sözcü), işgalci siyonistlerin hizmetine girip kendi halkına zarar veren işbirlikçilere yönelik sert bir açıklama yaptı.
Avustralya'da, işgal rejiminin sözde Cumhurbaşkanı Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen protestolarda polis, kendilerine hiçbir tehdit oluşturmayan ve namaz kılan bir grup Müslümanı darbederek gözaltına aldı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD'nin 'boğma teknikleri' ile Küba'yı zor durumda bıraktığını belirterek, çözüm ve destek seçeneklerinin masada olduğunu ifade etti.