Le Monde: israilin İran'da yönetimi devirme planı başarısız oldu
Fransız gazetesi Le Monde, ABD ile birlikte İran'a yönelik saldırılar sırasında siyonist rejimin İran'daki İslami yönetimi devirmeye yönelik planının başarısız olduğunu yazdı. Gazeteye göre Mossad'ın İranlı Kürt grupları harekete geçirerek ülkenin batısında ayaklanma başlatma planları hayata geçirilemedi.
Fransız gazetesi Le Monde, siyonist rejimin ABD ile birlikte 28 Şubat 2026'da başlattığı İran savaşında yalnızca askeri hedeflere saldırmakla kalmayıp İslami Cumhuriyet'in yönetimini devirmeyi de hedeflediğini yazdı.
Gazetenin haberinde, Mossad tarafından hazırlanan yönetim değişikliği planının savaş sürecinde beklenen sonucu vermediği, planın temel unsurlarının uygulanamadığı ve İran yönetiminin ayakta kaldığı belirtildi.
Mossad'ın planı sahaya geçirilemedi
Le Monde'un siyonist rejim güvenlik ve istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre planın iki temel ayağı bulunuyordu.
Bunlardan ilki, Irak'ta bulunan İranlı Kürt muhalif grupların İran sınırını geçerek ülkenin batısındaki Kürt kentlerinde bir ayaklanma başlatması ve ardından Tahran'a doğru ilerlemesiydi.
Gazetenin görüştüğü askeri kaynaklardan biri, plan kapsamında PJAK dışındaki İranlı Kürt gruplardan binlerce kişinin kullanılmasının öngörüldüğünü aktardı.
Plana göre siyonist rejimin hava saldırılarıyla söz konusu gruplara ilerleme koridoru açması, güvenlik altyapısına yönelik saldırıların artırılması ve İran içinde kitlesel protestoların tetiklenmesi hedefleniyordu.
Ancak Le Monde'a konuşan eski siyonist rejim askeri istihbarat yetkilisi Asaf Cohen, planın Kürt gruplarla ilgili kısmı da dahil olmak üzere temel unsurlarının uygulanmadığını söyledi.
Cohen, plan kapsamında İran'daki yönetim kadrolarında beklenen kopuşların da yaşanmadığını belirtti.
Trump da Kürt grupların İran'a girişine karşı çıktı
Le Monde'un haberine göre planın uygulanmasının önündeki engellerden biri de ABD Başkanı Donald Trump'ın Kürt silahlı grupların İran'a girmesine karşı çıkması oldu.
Gazeteye göre Trump, savaşın başlamasından sonraki ikinci veya üçüncü gece Kürt güçlerinin İran'a geçmesini istemediğini açıkça dile getirdi. Trump, 7 Mart'ta gazetecilere yaptığı açıklamada savaşın zaten yeterince karmaşık olduğunu belirterek Kürt grupların İran'a girmesine karşı olduğunu söyledi.
Türkiye ve Irak'ın da böyle bir girişime karşı çıktığı aktarıldı. Her iki ülkenin de İran sınırının silahlı gruplar tarafından geçilmesini kendi egemenlikleri açısından tehdit olarak değerlendirdiği belirtildi.
Siyonist rejimde Mossad tartışması
Planın başarısızlığı, siyonist rejimin güvenlik ve istihbarat yapılanması içerisinde de tartışmalara yol açtı.
Le Monde, Mossad'ın İran masası ile istihbarat bölümünün başındaki iki üst düzey yöneticinin Ağustos 2026'da görevden alındığını bildirdi. Gazete, bunun kurum açısından daha önce görülmemiş bir gelişme olduğunu ve Mossad içerisinde ciddi rahatsızlığa neden olduğunu aktardı.
Siyonist rejimin ordusunun ise savaşın ilk günlerinden itibaren yönetimi hava saldırılarıyla devirmenin mümkün olmadığı görüşünü savunduğu ve yönetim değişikliği planına karşı çıktığı ileri sürüldü.
Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünden İran uzmanı Raz Zimmt, ordunun Mossad'ı "rejim değişikliği hayallerine" sürüklemekle suçladığını söyledi.
Eski siyonist rejim istihbarat yetkilisi Avner Vilan ise başarısızlık konusunda kurumlar arasında karşılıklı suçlamaların sürdüğünü belirtti. Vilan'a göre Mossad, kendi planını savunarak asıl sorunun planın uygulanmaması olduğunu ileri sürüyor.
İran yönetimi ayakta kaldı
Le Monde, 28 Şubat'ta başlayan saldırıların İran'ın siyasi ve güvenlik yapısını hedef aldığını, ancak savaşın sonunda siyonist rejimin temel hedeflerinden birine ulaşamadığını vurguladı.
Gazeteye göre siyonist rejim, İran'ın güvenlik kapasitesini zayıflatmasının yanı sıra içeriden bir ayaklanma ve siyasi kopuş meydana getirmeyi, ardından yönetim değişikliğini sağlamayı amaçladı. Ancak Kürt grupların İran'a girişi gerçekleşmedi, yönetim içerisinde beklenen kopuşlar yaşanmadı ve Ahmedinejad üzerinden oluşturulmak istenen alternatif de hayata geçirilemedi.
Siyonist rejim eski istihbarat yetkilisi Avner Vilan, İran yönetiminin savaşta ayakta kaldığını ve siyonist rejimin elindeki önemli bir kozun kaybedildiğini ifade etti.
Le Monde ayrıca İran'ın savaş öncesinde savunma ve karar alma mekanizmalarını yeniden düzenlediğini, saldırılar sırasında Hürmüz Boğazı'nın hızlı biçimde kapatılmasının da siyonist rejim açısından beklenmedik bir gelişme olduğunu aktardı.
Askeri saldırıdan ekonomik baskıya
Siyonist rejimin yönetimi devirme planının başarısız olmasına rağmen Tahran'a yönelik baskının sona ermediği belirtildi.
Le Monde, siyonist rejimin Washington'ı İran'a yönelik ağır ekonomik baskıyı artırmaya yönlendirdiğini ve İran'ın sivil altyapısına yönelik saldırı seçeneğinin de gündemde tutulduğunu yazdı.
Böylece 2026'da İran'a karşı yürütülen savaşın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığı, İran'daki yönetimi içeriden zayıflatma ve siyasi değişim oluşturma hedefinin de savaş planının önemli parçalarından biri olduğu ortaya çıktı.
Ancak Le Monde'un aktardığı bilgiler, bu planın temel unsurlarının hayata geçirilemediğini ve siyonist rejimin savaş yoluyla İran'da yönetim değişikliği hedefinde başarısız olduğunu gösteriyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
New York Times'ın haberine göre içeriden önemli bilgiler sızdırıldığı gerekçesiyle yaklaşık 50 Pentagon çalışanı yalan makinesi (poligraf) testine tabi tutuldu.
Japonya’da eski Savunma Bakanı Gen Nakatani, ABD yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve mahkemenin Japon başkanı Tomoko Akane’ye yönelik yaptırım kararını, kurallara dayalı uluslararası düzene yönelik açık bir saldırı olarak nitelendirdi.
Çin'in doğusundaki Jiangxi eyaletinde günlerdir etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana gelen toprak kaymasında 1 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi kayboldu.
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, düzensiz göç sorununa kalıcı bir çözüm üretmek yerine, reddedilen sığınmacıları Birlik sınırlarının dışına göndermeye yönelik yeni bir plan üzerinde ilerliyor.