Hindistan'da milyonlarca Müslümanın oy hakkı tehlikede
Hindistan'da yürütülen kapsamlı seçmen kütüğü incelemesinde 130 milyondan fazla kişinin listelerden çıkarılması tartışma oluşturdu. Muhalefet ve eleştirmenler, yaklaşık 200 milyonluk Müslüman nüfusun süreçten orantısız şekilde etkilendiğini belirtirken hükümet ve Seçim Komisyonu suçlamaları reddediyor.
Hindistan'da seçmen listelerinin yeniden düzenlenmesi, milyonlarca kişinin oy hakkının tartışma konusu olmasına yol açtı. Geçen yıl Bihar'da başlatılan ve ülkenin büyük bölümüne yayılan "Özel Yoğun İnceleme" kapsamında yaklaşık 130 milyon kişinin ilk listelerde yer almaması, muhalefetin sert tepkisine neden oldu.
Muhalefet partileri, seçim otoritelerinin uyguladığı belge ve doğrulama sürecinin özellikle Müslümanları orantısız biçimde etkilediğini ve milyonlarca seçmenin sandık hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Hükümet ve Hindistan Seçim Komisyonu ise işlemin siyasi amaç taşımadığını, ölü, mükerrer veya seçme hakkı bulunmayan kişilerin listelerden temizlenmesini amaçladığını öne sürüyor.
Müslümanların oy hakkı tartışmanın merkezinde
Hindistan'da yaklaşık 200 milyon Müslümanın yaşadığı tahmin ediliyor.
Eleştirilerin odağında, seçmenlerden oy kullanma hakkını kanıtlayan belgeler istenmesi bulunuyor. Özellikle belgelerine ulaşmakta güçlük çeken veya kayıtlarında farklılık bulunan kişilerin listelerden çıkarılmasının, yasal olarak oy kullanma hakkına sahip milyonlarca Müslümanı seçim sürecinin dışında bırakabileceği belirtiliyor.
Şu ana kadar yaklaşık 130 milyon kişinin ilk taslak listelerin dışında kaldığı bildirildi. Seçim Komisyonu ise isimlerin ölüm, mükerrer kayıt, başka bölgeye taşınma veya kişinin bulunamaması gibi gerekçelerle silinebileceğini ve itiraz mekanizmalarının bulunduğunu savunuyor.
Yeni Delhi'de protestolar büyüyor
Tartışmaların ardından başkent Yeni Delhi'de protestolar düzenlendi. Muhalefet lideri Rahul Gandhi ve çok sayıda milletvekili, Seçim Komisyonu Başkanı Gyanesh Kumar'ın istifasını istedi.
7 Ekim'deki gösteriler sırasında Gandhi kısa süreliğine gözaltına alındı ve daha sonra serbest bırakıldı. Protestocular, seçmen listelerindeki değişikliklerin durdurulmasını ve yanlışlıkla çıkarılan isimlerin yeniden kaydedilmesini talep ediyor.
Gençlik gruplarının da katıldığı gösteriler Mumbai ve Yeni Delhi'ye yayıldı. Protestocular, seçim listelerindeki değişikliklerin iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'ne siyasi avantaj sağlayabileceğini belirtiyor.
Seçim Komisyonu suçlamaları reddediyor
Hindistan Seçim Komisyonu ise seçim kütüklerinin temizlenmesinin yasal bir işlem olduğunu savunuyor. Kurum, amacın mükerrer ve uygun olmayan kayıtları kaldırmak olduğunu, yanlışlıkla listeden çıkarılan seçmenlerin yeniden kaydedilebilmesi için de düzenlemeler yapıldığını iddia ediyor.
Komisyon ayrıca tartışmaların ardından bazı bölgelerde görevlilerin seçmenleri belge sunmaları için kurumlara çağırmak yerine evlerinde ziyaret etmesi ve doğrulama sürecinin kolaylaştırılması yönünde değişikliklere gitti.
Buna rağmen muhalefet, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve özellikle Müslümanlar dahil bazı toplulukların siyasi temsilini etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Tartışmanın, Hindistan'da yaklaşan seçimler öncesinde daha da büyümesi bekleniyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İran, Umman ile Hürmüz Kanalı konusunda varılan anlaşmanın yakında ilgili uluslararası kuruluşa sunulacağını açıkladı.
Rusya Savunma Bakanlığı, Harkov Bölgesi'ndeki Annopolye yerleşiminin Rus güçlerince kontrol altına alındığını ve Ukrayna ordusunun son 24 saatte 1510 asker kaybettiğini açıkladı.
Siyonist işgal kuvvetleri, gece ve bu sabahın erken saatlerine kadar Batı Şeria'daki çeşitli bölgelerde ve kasabalarda yaklaşık 95 Filistinliyi hedef alarak alıkoymalar ve sorgulamalar gerçekleştirdi.
Fransa'da eğitim sistemindeki sorunlar nedeniyle başlayan öğrenci protestoları ülke geneline yayılırken, ABD Başkanı Donald Trump'ın gösterileri İslam ve göçle ilişkilendirmesi, ülkedeki Müslümanların konumu ve İslam karşıtı söylemler üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.