ABD "karşıyız" diyor, işgal sürüyor: Batı Şeria'da fiili ilhak adımları hızlandı
Washington yönetimi ilhaka karşı olduğunu savunsa da sahada siyonist rejimin Batı Şeria'daki kontrolünü genişleten kararlar peş peşe geliyor. Açıklamalar ile uygulamalar arasındaki uçurum, "danışıklı dövüş" eleştirilerini güçlendiriyor.
ABD yönetimi, siyonist rejimin Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu dile getirse de sahadaki gelişmeler bu söylemin pratikte karşılık bulmadığını gösteriyor. Beyaz Saray'dan yapılan son açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Batı Şeria'nın ilhakını desteklemediği ifade edilirken, işgalin fiilen derinleşmesi dikkat çekiyor.
Beyaz Saray'dan bir yetkiliye dayandırılan açıklamada, Batı Şeria'daki "istikrarın" siyonist rejimin güvenliğiyle bağlantılı olduğu savunuldu ve bunun Washington'un bölgesel barış hedefleriyle uyumlu olduğu öne sürüldü. Ancak bu yaklaşım, işgalin sürmesine zımni onay olarak değerlendirildi.
Söz konusu açıklamalar, siyonist rejimin güvenlik kabinesinin Batı Şeria'ya ilişkin aldığı ve Filistinliler tarafından "1967'den bu yana en tehlikeli adımlar" olarak nitelendirilen kararların hemen ardından geldi. Bu kararların, işgali kalıcı hale getirmeyi ve geniş çaplı bir fiili ilhakı hedeflediği belirtiliyor.
Avrupa cephesinden ise tepkiler yükseldi. İngiltere hükümeti, siyonist rejimin Batı Şeria'daki kontrolünü genişletme kararlarını sert biçimde eleştirerek, coğrafi ve demografik yapıyı tek taraflı değiştirmeye yönelik her girişimin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği de benzer şekilde, alınan kararların yeni yerleşimlerin önünü açtığını ve "yanlış yönde atılmış bir adım" olduğunu açıkladı.
Tüm bu tepkilere rağmen, siyonist rejim sahada adımlarını hızlandırdı. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Betsalel Smotriç'in Ramallah yakınlarındaki Nalin beldesine yaptığı provokatif baskın, askeri ve idari yetkilerin Filistin yönetiminden alınarak işgal makamlarına devredilmesi planlarıyla eş zamanlı gerçekleşti.
Arap ve İslam ülkeleri de ortak bir bildiriyle bu adımları kınadı. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da egemenlik iddiasına yönelik her türlü girişimin geçersiz olduğunu vurgulayarak, bu politikaların Filistin halkının devredilemez haklarına açık saldırı anlamına geldiğini belirtti.
Uluslararası hukuk uzmanlarına göre ise ABD'nin "karşıyız" açıklamalarına rağmen somut bir yaptırım ya da baskı mekanizması işletmemesi, siyonist rejimin işgal politikalarını daha da pervasız hale getiriyor. Bu durum, Washington'un diplomatik söylemle sahadaki fiili işgal arasında bilinçli bir ikili tutum izlediği eleştirilerini güçlendiriyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
ABD Güney Saha Komutanlığı, Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen bir teknenin hedef alındığını, saldırıda 2 kişinin öldüğünü, bir kişinin sağ kurtulduğunu açıkladı.
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar El-Ubeyd çevresinde şiddetlenirken, milyonlarca göçer güvenlik, açlık ve etnik gerilim arasında sıkıştı. Savaş, yüzyıllardır süren göç yollarını fiilen ortadan kaldırdı.
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said'e yönelik eleştiriler birer birer ceza dosyasına dönüşüyor. Seçilmiş bir milletvekili ve görevden alınmış bir yargıcın sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanması, ülkede diktatörlük rejiminin kurumsallaştığı eleştirilerini güçlendirdi.