Londra'da iftar krizi: Müslüman gençler kamusal alandan dışlanıyor
İngiltere'de artan İslamofobi ve kent politikaları, Ramazanı kamusal alana taşıyan Müslüman gençlerin öncülük ettiği açık iftarları tehdit ediyor; Londra'da dayanışma alanları birer birer yok ediliyor.
İngiltere'de son yıllarda derinleşen İslam düşmanlığı ve toplumsal kutuplaşma, Ramazan ayını kamusal alanlara taşıyan Müslüman gençlerin kurduğu kapsayıcı iftar girişimlerini hedef alıyor.
Londra merkezli açık iftar organizasyonları, farklı inanç ve kimlikleri bir araya getiren yapılarıyla dikkat çekerken, bugün mekansızlaştırma politikalarının baskısı altında var olma mücadelesi veriyor.
Geçtiğimiz Ramazanda "Ramadan Space" ve "Rumi's Cave" gibi gençlik inisiyatifleri, Londra'nın çeşitli semtlerinde sadece iftar sofraları değil, aynı zamanda psikolojik destek, gönüllülük ve Gazze ile dayanışma gibi faaliyetlerin yürütüldüğü sosyal merkezler oluşturdu. "Palestine House" ise politik dayanışmadan manevi buluşmalara uzanan etkinliklerin simge mekânı haline geldi.
Ancak bu girişimler, İngiltere'de özellikle büyük şehirlerde derinleşen "üçüncü mekan" krizinin doğrudan hedefi oldu. Yerel yönetimlerin ve piyasa odaklı kent politikalarının baskısıyla bu alanlar ya kapatıldı ya da erişilemez hale getirildi. Bu durum, yalnızca lojistik bir sorun değil, Müslümanların kamusal alandaki varlığını sınırlayan yapısal bir dışlamanın göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İngiltere, bir yandan "çok kültürlülük" söylemini sürdürürken, diğer yandan Müslümanların kendi inisiyatifleriyle oluşturduğu dayanışma alanlarını korumakta bilinçli bir şekilde yetersiz kalıyor.
Ramazan gibi toplumsal bağları güçlendiren bir dönemde bu alanların ortadan kaldırılması, artan yalnızlık, yabancılaşma ve ayrımcılığı daha da derinleştiriyor.
Ramazan'a sayılı günler kala hala kalıcı bir mekan bulunamaması, İngiltere'nin Müslüman toplumlara yönelik çifte standardını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Açık iftarlar yalnızca bir yemek organizasyonu değil, dışlayıcı politikalara karşı toplumsal bir nefes alanı olarak görülürken, bu alanların yok edilmesi doğrudan bir mekansal ve kültürel baskı olarak yorumlanıyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Bangladeşli bir doktor ve İslami siyaset yürüten Şafikur Rahman, Şubat 2026'da yapılacak parlamento seçimlerinde Cemaat-i İslami partisini yönetecek ve 2028'e kadar sürecek üçüncü dönem için parti lideri olarak seçildi.
Pedofili ve cinsel istismar suçlarıyla anılan Jeffrey Epstein'ın küresel elitlerle kurduğu ilişkiler, Norveç'in Ürdün ve Irak Büyükelçisi'nin istifasıyla yeniden gündeme geldi. Zenginlik, diplomasi ve istihbarat iddiaları, skandalın bireysel hataların çok ötesinde bir güç ağına işaret ettiğini gösteriyor.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, şapka inkılabı bahane edilerek idam edilen İskilipli Atıf Hoca, şehadetinin yıl dönümünde Müslümanlar tarafından hayırla, rahmetle ve özlemle anılıyor.